İçeriğe geç

Boşanma Davalarında Velayet 2026: Velayet Kime Verilir?

Velayet davasında çocuğun velayeti anneye veya babaya otomatik olarak verilmez. Mahkemenin temel ölçütü, hangi ebeveynin yanında yaşamanın çocuğun üstün yararına olduğudur.

Bu değerlendirmede çocuğun yaşı, mevcut bakım düzeni, anne ve babayla ilişkisi, eğitim ve sağlık ihtiyaçları, yaşam koşulları, ebeveynlerin çocukla ilgilenme kapasitesi ve somut dosyanın diğer özellikleri birlikte dikkate alınır.

Bu nedenle “küçük çocuk her zaman anneye verilir”, “erkek çocuk babaya verilir” veya “geliri yüksek olan ebeveyn velayeti alır” şeklinde herkes için geçerli kesin kurallar bulunmamaktadır.

Arzu Yılmaz Hukuk ve Danışmanlık Bürosu tarafından hazırlanan bu rehberde; velayetin kime verildiğini, mahkemenin hangi kriterleri değerlendirdiğini, geçici velayeti, velayetin değiştirilmesini, çocuğun dinlenmesini, sosyal inceleme raporunu ve velayet davasında kullanılabilecek delilleri ayrıntılı olarak açıklıyoruz.

Kısa cevap: Velayet anne veya babanın hakkından önce çocuğun yararı dikkate alınarak belirlenir.

Boşanmanın velayet dışındaki aşamaları hakkında ayrıntılı bilgi için çekişmeli boşanma davası 2026 rehberimizi inceleyebilirsiniz.

Velayet Davası Kısaca

SoruKısa Cevap
Velayet kime verilir?Çocuğun üstün yararına göre anne veya babaya
Anneye öncelik var mı?Otomatik bir öncelik yoktur
Geliri yüksek olan velayeti alır mı?Hayır
Çocuk dinlenir mi?Yaşı ve olgunluğu uygunsa görüşü değerlendirilebilir
Geçici velayet mümkün mü?Evet
Velayet değiştirilebilir mi?Değişen koşullar çocuğun yararını etkiliyorsa mümkün olabilir
Ortak velayet mümkün mü?Somut olayın koşullarına göre değerlendirilebilir
Avukat zorunlu mu?Hayır

Boşanma Davalarında Velayet Kime Verilir?

Mahkemenin cevap aradığı temel soru, “AnnÇocuğun Velayeti Kime Verilir?

Boşanma davasında velayetin anneye veya babaya verilmesinde temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır.

Mahkeme, anne ve babanın birbirlerine karşı hangi konularda haklı veya kusurlu olduğundan ziyade çocuğun hangi yaşam düzeni içerisinde fiziksel, psikolojik, sosyal ve eğitsel açıdan daha sağlıklı gelişebileceğini değerlendirir.

Bu kapsamda özellikle;

  • çocuğun yaşı ve gelişim düzeyi,
  • günlük bakımını fiilen kimin gerçekleştirdiği,
  • anne ve babayla kurduğu ilişki,
  • eğitim düzeni,
  • sağlık ihtiyaçları,
  • mevcut sosyal çevresi,
  • ebeveynlerin çocuğa ayırabileceği zaman,
  • yaşam ve barınma koşulları,
  • çocuğun güvenliğini etkileyebilecek durumlar,
  • kardeşlerin durumu ve
  • yeterli olgunluğa ulaşmış çocuğun görüşü

değerlendirilebilir.

Dolayısıyla yalnızca anne veya babanın gelir düzeyinin karşılaştırılmasıyla velayet hakkında karar verilmez.

Örnek Olay

Sekiz yaşındaki bir çocuğun doğumundan itibaren günlük bakımını ağırlıklı olarak anne üstlenmiş, çocuk aynı mahallede okula devam ediyor ve sosyal çevresi burada bulunuyor olsun. Babanın gelirinin anneden yüksek olması, tek başına velayetin babaya bırakılmasını gerektirmez.

Mahkeme ekonomik imkanların yanında çocuğun mevcut düzenini, ebeveynleriyle ilişkisini, bakım koşullarını ve diğer bütün unsurları birlikte değerlendirir.

Mahkeme Velayeti Belirlerken Nelere Bakar?

Velayet davasında hâkimin yapacağı değerlendirme her çocuk ve her aile bakımından farklıdır.

Mahkeme açısından temel soru;

“Çocuğun bundan sonraki yaşamını hangi düzen içerisinde sürdürmesi onun üstün yararına olacaktır?”

sorusudur.

Bu nedenle yalnızca ebeveynlerin ekonomik güçleri karşılaştırılmaz.

Çocuğun uzun süredir kimin yanında yaşadığı, günlük bakımını kimin üstlendiği, okul ve sosyal çevresinin devamlılığı, ebeveynleriyle kurduğu duygusal bağ ve mevcut yaşam düzeninin değiştirilmesinin çocuk üzerindeki etkileri önem taşıyabilir.

Velayet davasında tarafların diğer ebeveyni kötülemeye yönelik çok sayıda iddia ileri sürmesinden ziyade, kendi velayet taleplerinin çocuğun üstün yararına neden uygun olduğunu somut olay ve delillerle ortaya koymaları daha önemlidir.

Küçük Çocuğun Velayeti Anneye mi Verilir?

Küçük yaştaki bir çocuğun velayetinin mutlaka anneye verilmesini öngören otomatik bir hukuk kuralı bulunmamaktadır.

Bununla birlikte özellikle bakım ihtiyacı yüksek küçük çocuklarda günlük bakımın kim tarafından gerçekleştirildiği, çocuğun ebeveynleriyle kurduğu bağ ve mevcut yaşam düzeninin devamlılığı velayet değerlendirmesinde önem taşıyabilir.

Mahkeme çocuğun yaşını tek başına değil, diğer bütün koşullarla birlikte değerlendirir.

Bu nedenle “0–3 yaş anneye, daha sonra babaya” veya benzeri kesin yaş sınırları üzerinden velayet sonucu çıkarmak doğru değildir.

Velayet Davasında Çocuğa Kaç Yaşında Sorulur?

Türk hukukunda çocuğun görüşünün mutlaka belirli bir yaştan itibaren alınacağını öngören, bütün dosyalara uygulanabilecek tek bir yaş sınırı üzerinden hareket edilmez.

Çocuğun yaşı, gelişim düzeyi ve görüş oluşturabilecek olgunluğa ulaşıp ulaşmadığı önem taşır.

Görüşünün alınması uygun bulunan çocuk, velayet konusunda değerlendirme sürecine dahil edilebilir. Ancak çocuğun “annemle yaşamak istiyorum” veya “babamla yaşamak istiyorum” şeklindeki tercihi tek başına mahkeme kararını belirlemez.

Çocuğun görüşü, dosyadaki diğer koşullar ve çocuğun üstün yararıyla birlikte değerlendirilir.

Çocuk Babayı İsterse Velayet Babaya Verilir mi?

boşanma davalarında velayet

Çocuğun “Babamla yaşamak istiyorum” demesi tek başına velayetin babaya bırakılması sonucunu doğurmaz.

Çocuğun yaşı, olgunluk seviyesi, tercihinin nedenleri ve bu tercihin herhangi bir yönlendirmeden etkilenip etkilenmediği değerlendirilmelidir.

Örneğin çocuk, kuralların daha az olması nedeniyle diğer ebeveynle yaşamak istediğini söyleyebilir. Buna karşılık eğitim, bakım ve güvenli yaşam koşulları diğer ebeveyn yanında daha elverişli olabilir. Hakim çocuğun beyanını diğer verilerden bağımsız değerlendirmez.

Velayet Davasında Sosyal İnceleme Raporu

Velayet uyuşmazlıklarında mahkeme, gerekli gördüğü durumlarda çocuğun ve ebeveynlerin durumunun uzmanlar tarafından değerlendirilmesini isteyebilir.

Sosyal inceleme kapsamında;

  • çocuğun anne ve babayla ilişkisi,
  • yaşam koşulları,
  • ebeveynlerin çocukla iletişimi,
  • bakım düzeni,
  • çocuğun gelişimsel ihtiyaçları ve
  • aile içindeki mevcut durum

incelenebilir.

Hazırlanan sosyal inceleme raporu velayet değerlendirmesinde önemli bir veri olmakla birlikte, nihai kararı veren makam mahkemedir.

Raporda yer alan tespitlerin dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Sosyal İnceleme Raporu Hakimi Bağlar mı?

Hayır. Sosyal inceleme raporu velayet uyuşmazlığında önemli bir değerlendirme aracı olmakla birlikte nihai velayet kararını uzman değil hakim verir.

Dosyadaki diğer deliller de birlikte değerlendirilir.

Velayet Davasında Hangi Deliller Kullanılabilir?

Velayet konusunda ileri sürülen iddiaların mümkün olduğunca somutlaştırılması önemlidir.

Örneğin bir ebeveyn diğerinin çocukla ilgilenmediğini ileri sürüyorsa yalnızca “Çocuğuyla ilgilenmiyor” demek yerine bu iddianın dayandığı olayların ortaya konulması gerekir.

Tanık anlatımları, okul ve sağlık kayıtları, uzman incelemeleri ve somut olayın niteliğine göre hukuka uygun başka deliller değerlendirmeye alınabilir.

Delillerin hukuka uygunluğu konusunda ayrıntılı bilgi için boşanma davasında ispat yöntemleri başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Uygulamada Örnek

Bir ebeveyn, diğer tarafın çocuğu sürekli yalnız bıraktığını iddia ediyor olsun.

“Çocukla ilgilenmiyor” şeklindeki genel bir tanık anlatımı yerine tanığın bizzat şahit olduğu tarih, olay ve koşulları açıklaması daha somut bir değerlendirme yapılmasına yardımcı olur.

Velayet dosyasında önemli olan iddianın ağırlığı kadar iddianın neye dayandığının ortaya konulmasıdır.

Annenin Geliri Yoksa Velayet Babaya mı Verilir?

Annenin çalışmaması veya gelirinin diğer ebeveynden düşük olması tek başına velayetin babaya verilmesini gerektirmez. Aynı şekilde babanın daha yüksek gelir elde etmesi de velayeti otomatik olarak babaya kazandırmaz.

Çocuğun bakım giderlerine diğer ebeveynin katılması nafaka hükümleri çerçevesinde ayrıca değerlendirilir.

Çocuğun velayeti bir ebeveyne bırakıldığında diğer ebeveynin çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılması amacıyla iştirak nafakası gündeme gelebilir. Nafaka türleri ve miktarın belirlenmesi hakkında Boşanmada Nafaka Rehberi 2026 yazımızdan ayrıntılı bilgi alabilirsiniz.

Velayet ve Nafaka Birlikte Talep Edilebilir mi?

Evet. Boşanma davasında velayet ile çocuğun bakım ve eğitim giderlerine ilişkin nafaka talepleri birlikte gündeme gelebilir.

Velayetin bir ebeveyne bırakılması, diğer ebeveynin çocuğa karşı mali yükümlülüklerinin ortadan kalkması anlamına gelmez.

Örneğin velayet anneye bırakılmışsa baba, mali gücü oranında çocuğun giderlerine katılmakla yükümlü tutulabilir. Aynı durum velayetin babaya bırakılması halinde anne açısından da söz konusu olabilir.

Psikolojik Tedavi Gören Anne veya Babaya Velayet Verilir mi?

Bir ebeveynin psikolojik veya psikiyatrik destek alıyor olması tek başına velayetin verilmesine engel değildir.

Asıl değerlendirilmesi gereken, mevcut durumun ebeveynin çocuğun bakımını ve güvenliğini sağlama kapasitesi üzerinde somut bir olumsuz etkisinin bulunup bulunmadığıdır.

Dolayısıyla yalnızca kişinin tedavi görmesi üzerinden velayet bakımından olumsuz sonuç çıkarılması doğru olmaz. Çocuğun ihmal edilmesi, güvenliğinin tehlikeye girmesi veya bakım yükümlülüklerinin yerine getirilememesi gibi somut durumlar varsa bunlar ayrıca değerlendirilir.

Engelli Çocuğun Velayeti Kime Verilir?

Özel gereksinimli bir çocuğun velayetinde de temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır. Ancak çocuğun sağlık, rehabilitasyon, eğitim ve günlük bakım ihtiyaçları nedeniyle yapılacak değerlendirme daha kapsamlı olabilir.

Çocuğun tedavi düzenini kimin takip ettiği, özel bakım gereksinimlerinin nasıl karşılandığı ve mevcut yaşam düzeninin devamlılığı somut olayın özelliklerine göre önem taşıyabilir.

Burada da yalnızca hangi ebeveynin daha fazla kazandığına bakılarak karar verilmez.

Anne ve Baba Ölmüşse Çocuğun Velayeti Kime Verilir?

Velayet anne ve babaya ait bir hukuki kurumdur. Anne ve babanın her ikisinin de hayatını kaybetmesi halinde üçüncü bir kişiye “velayet verilmesi” şeklinde işlem yapılmaz.

Çocuğun korunması bakımından vesayet hükümleri gündeme gelir ve gerekli şartlar doğrultusunda çocuğa vasi atanır.

Bu nedenle büyükanne, büyükbaba, teyze veya başka bir yakının çocuğun bakımını fiilen üstlenmesi, o kişiyi kendiliğinden velayet sahibi yapmaz.

Evlilik Dışı Doğan Çocuğun Velayeti Kime Aittir?

Türk Medeni Kanunu’nun 337. maddesine göre anne ve baba evli değilse velayet kural olarak anneye aittir.

Ancak annenin küçük, kısıtlı veya ölmüş olması ya da velayetin anneden alınmış bulunması halinde hakim, çocuğun menfaatine göre vasi atayabilir veya velayeti babaya verebilir.

Dolayısıyla evlilik dışı doğan çocuklar bakımından da somut hukuki durumun ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Velayet Sonradan Değiştirilebilir mi?

Boşanma kararında velayetin bir ebeveyne bırakılması, bu düzenlemenin çocuk ergin olana kadar hiçbir koşulda değişmeyeceği anlamına gelmez.

Boşanma sonrasında ortaya çıkan yeni durumlar çocuğun üstün yararını etkiliyorsa velayet düzenlemesinin değiştirilmesi gündeme gelebilir.

Örneğin;

  • çocuğun bakımının ciddi biçimde ihmal edilmesi,
  • çocuğun güvenliğini tehdit eden davranışların ortaya çıkması,
  • ebeveynin yaşam koşullarında önemli değişiklik meydana gelmesi,
  • çocuğun eğitim veya sağlık ihtiyaçlarının karşılanmaması,
  • mevcut velayet düzeninin çocuğun gelişimini olumsuz etkilemesi

somut olayın özelliklerine göre değerlendirmeye alınabilir.

Velayet değişikliği talebinde yalnızca ebeveynler arasındaki ilişkinin kötüleşmesi değil, değişikliğin çocuk bakımından neden gerekli olduğu ortaya konulmalıdır.

Velayeti Alan Ebeveyn Çocuğun Mallarını İstediği Gibi Kullanabilir mi?

Hayır. Velayet hakkı, çocuğun malvarlığı üzerinde sınırsız tasarruf yetkisi vermez.

Anne ve baba, çocuğun mallarının yönetiminde çocuğun menfaatini gözetmekle yükümlüdür. Çocuk mallarının yönetimi ve gelirlerinin kullanılması Türk Medeni Kanunu’nda ayrıca düzenlenmiştir.

Bu nedenle “Velayet bende, çocuğun malvarlığı üzerinde istediğim işlemi yapabilirim” yaklaşımı hukuken doğru değildir.

Ortak Velayet Mümkün mü?

Velayet konusunda yalnızca “anneye veya babaya verilmesi” seçeneklerinden hareket edilmemelidir. Türk hukuk uygulamasında somut olayın koşullarına göre ortak velayet de gündeme gelebilmektedir.

Ancak ortak velayetin çocuğun üstün yararına uygun olup olmadığı değerlendirilmelidir. Anne ve babanın çocukla ilgili temel konularda iletişim kurabilme ve birlikte karar alabilme kapasitesi bu açıdan önem taşıyabilir.

Velayet, nafaka ve diğer aile hukuku uyuşmazlıklarının boşanma davasındaki yeri hakkında İstanbul boşanma avukatı ve aile hukuku rehberimizi inceleyebilirsiniz.

Yurt Dışında Verilen Velayet Kararı Türkiye’de Geçerli mi?

Yabancı bir mahkeme tarafından verilen boşanma kararında çocuğun velayetine ilişkin hüküm bulunması halinde, bu kararın Türkiye’deki etkisinin ayrıca değerlendirilmesi gerekebilir. Yabancı mahkeme kararlarının Türkiye’de hukuki sonuç doğurmasına ilişkin koşullar hakkında Tanıma Tenfiz Davası 2026 başlıklı yazımızda ayrıntılı bilgi bulunmaktadır.

Anne veya Baba Yeniden Evlenirse Velayet Değişir mi?

Velayet sahibi ebeveynin yeniden evlenmesi tek başına velayetin değiştirilmesi için yeterli değildir.

Yeni evliliğin çocuğun yaşamı üzerindeki etkisine bakılır. Çocuğun bakımının aksaması, güvenliğinin tehlikeye girmesi, yeni aile ortamının çocuğun bedensel veya psikolojik gelişimini ciddi biçimde olumsuz etkilemesi gibi durumlar varsa velayetin yeniden değerlendirilmesi gündeme gelebilir.

Örnek Olay

Velayeti annede bulunan çocuk, annenin yeniden evlenmesinden sonra da aynı okuluna devam ediyor, bakımında herhangi bir aksama yaşanmıyor ve yeni aile düzenine uyum sağlıyorsa sırf annenin evlenmiş olması velayetin babaya geçirilmesini gerektirmez.

Buna karşılık yeni yaşam düzeni çocuğun güvenliğini veya gelişimini olumsuz etkiliyor ve bu durum somut delillerle ortaya konulabiliyorsa mahkeme mevcut velayet düzenini yeniden değerlendirebilir.

Velayetin değiştirilmesinde kullanılabilecek deliller hakkında boşanma davasında ispat yöntemleri yazımızdan ayrıntılı bilgi edinebilirsiniz.

Geçici Velayet Nedir?

Boşanma davası birkaç duruşmada sonuçlanmayabilir. Bu süreçte çocuğun kimle yaşayacağı ve günlük bakımının kim tarafından gerçekleştirileceği belirsiz bırakılamaz.

Mahkeme bu nedenle yargılama devam ederken çocuğun geçici olarak hangi ebeveyn yanında kalacağı konusunda tedbir niteliğinde karar verebilir. Uygulamada bu durum sıklıkla geçici velayet olarak adlandırılmaktadır.

Geçici velayet kararı, boşanma davasının sonunda verilecek nihai velayet kararından farklıdır.

Örnek

Dava açıldığında çocuk anneyle yaşıyor ve mahkeme geçici olarak çocuğun anne yanında kalmasına karar vermiş olabilir.

Yargılama sırasında çocuğun ciddi biçimde ihmal edildiğinin veya güvenliğini etkileyen yeni bir durumun ortaya çıkması halinde mahkemenin tedbir kararını yeniden değerlendirmesi mümkündür.

Dolayısıyla geçici velayetin bir ebeveyne verilmiş olması, nihai velayetin mutlaka aynı kişiye bırakılacağı anlamına gelmez.

Maddi Durumu Daha İyi Olan Taraf Velayeti Alır mı?

Hayır. Ebeveynlerden birinin daha yüksek gelire sahip olması velayetin kendisine bırakılmasını otomatik olarak sağlamaz.

Velayet bir ekonomik güç yarışı değildir.

Mahkemenin değerlendirdiği temel konu çocuğun hangi ebeveyn yanında fiziksel, psikolojik, sosyal ve eğitsel açıdan daha sağlıklı bir şekilde gelişebileceğidir.

Maddi imkanlar bu değerlendirmenin unsurlarından biri olmakla birlikte tek başına belirleyici değildir.

Çocuğun bakım giderlerinin karşılanmasına diğer ebeveynin de katılması gerektiğinden velayetin yanında iştirak nafakası da gündeme gelebilir. Nafakanın belirlenmesi hakkında Boşanmada Nafaka Rehberi 2026 başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Aldatan Eş Çocuğun Velayetini Kaybeder mi?

Eşin sadakat yükümlülüğüne aykırı davranması boşanma davasındaki kusur değerlendirmesinde önem taşıyabilir. Ancak aldatma tek başına velayetin kaybedileceği anlamına gelmez.

Velayet ile eşler arasındaki kusur değerlendirmesi aynı şey değildir.

Mahkeme açısından esas soru, ilgili davranışın çocuğun bakımını, güvenliğini veya gelişimini etkileyip etkilemediğidir.

Örnek Olay

Bir eşin başka biriyle ilişki yaşadığı ispat edilmiş olabilir. Ancak aynı ebeveyn çocuğun günlük bakımını düzenli şekilde yerine getiriyor, eğitim ve sağlık ihtiyaçlarını takip ediyor ve çocukla sağlıklı bir ilişki sürdürüyor olabilir.

Bu durumda yalnızca diğer eşe karşı sadakat yükümlülüğünün ihlal edilmiş olması, velayet konusunda tek başına belirleyici olmaz.

Boşanmadaki kusur ve deliller konusunda çekişmeli boşanma davası rehberimizi inceleyebilirsiniz.

Bebeğin Velayeti Kime Verilir?

Bebek ve küçük yaştaki çocukların velayetinde çocuğun yaşı, bakım gereksinimleri ve hangi ebeveynin fiilen bakım sağladığı önem taşır.

Ancak “0-6 yaş arasındaki bütün çocukların velayeti mutlaka anneye verilir” şeklinde kanuni ve mutlak bir kural bulunmamaktadır.

Çocuğun beslenme, sağlık, uyku ve günlük bakım ihtiyaçları; ebeveynlerin bakım kapasitesi ve çocuğun mevcut düzeni birlikte değerlendirilir.

Annenin çocuk bakımına engel oluşturan ciddi bir durumunun bulunması halinde küçük yaştaki bir çocuğun velayetinin babaya bırakılması da mümkündür.

Erkek Çocuğun Velayeti Babaya mı Verilir?

Hayır. Çocuğun erkek veya kız olması tek başına velayetin hangi ebeveyne bırakılacağını belirlemez.

“Erkek çocuk babaya, kız çocuk anneye verilir” şeklinde hukuki bir kural bulunmamaktadır.

Mahkeme çocuğun cinsiyetinden ziyade yaşı, gelişimi, ebeveynleriyle ilişkisi ve üstün yararı üzerinde durur.

Çocuk Kaç Yaşına Kadar Velayet Altındadır?

Velayet, kural olarak çocuk ergin oluncaya kadar devam eder.

Çocuğun 18 yaşını doldurmasıyla erginlik kazanması, olağan durumda velayetin de sona ermesi sonucunu doğurur.

Bu tarihten sonra anne veya babanın çocuk üzerinde velayet hakkından söz edilmez.

Velayet Sahibi Çocukla Başka Şehre Taşınabilir mi?

Velayetin bir ebeveyne bırakılmış olması, çocuğa ilişkin her kararın diğer ebeveynden bağımsız ve sınırsız biçimde alınabileceği anlamına gelmez.

Velayet sahibi ebeveyn günlük yaşamla ilgili birçok kararı verebilir. Bununla birlikte çocuğun başka şehre taşınması özellikle diğer ebeveynle kurulmuş kişisel ilişki düzenini fiilen uygulanamaz hale getiriyorsa uyuşmazlık ortaya çıkabilir.

Örnek

Mahkeme, babanın çocukla her ay belirli hafta sonlarında görüşmesine karar vermiş olsun.

Velayet sahibi annenin çocuğu İstanbul’dan çok uzak bir şehre taşıması, mevcut kişisel ilişki düzeninin uygulanmasını ciddi biçimde zorlaştırıyorsa kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi veya somut olayın ağırlığına göre velayet konusunda yeni talepler gündeme gelebilir.

Bu nedenle taşınma kararında yalnızca velayet sahibinin hayat planı değil çocuğun diğer ebeveynle ilişkisini sürdürebilme hakkı da dikkate alınmalıdır.

Velayeti Olan Ebeveyn Çocuğu Yurt Dışına Çıkarabilir mi?

Velayet kendisine bırakılmış ebeveynin çocukla yurt dışına çıkması konusunda seyahatin niteliği, mahkeme kararları ve somut olayın özellikleri birlikte değerlendirilmelidir.

Kısa süreli bir tatil ile çocuğun yaşam merkezinin kalıcı olarak başka ülkeye taşınması aynı hukuki sonuçları doğurmayabilir.

Özellikle çocuğun diğer ebeveynle kişisel ilişkisini ortadan kaldıracak şekilde yurt dışına yerleşme, uluslararası çocuk kaçırma hükümleri dahil farklı hukuki uyuşmazlıklara yol açabilir.

Bu nedenle sürekli yurt dışına yerleşme söz konusuysa seyahatten önce hukuki durumun ayrıca değerlendirilmesi daha güvenlidir.

Çocuk Diğer Ebeveyne Gösterilmezse Ne Olur?

Velayet hakkına sahip olmak, diğer ebeveynle çocuk arasında mahkeme tarafından kurulan kişisel ilişkiyi keyfi şekilde engelleme hakkı vermez.

Mahkeme kararında belirlenen görüşme günlerine uyulmaması halinde hak sahibi ebeveyn, çocukla kişisel ilişki kararının yerine getirilmesi için ilgili Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğüne başvurabilir.

Çocuk teslimi ve kişisel ilişki kararları güncel sistemde çocuk görüşme merkezleri ve uzmanlar aracılığıyla, çocuğun üstün yararı esas alınarak yerine getirilmektedir.

Kişisel ilişkinin sürekli ve haklı neden bulunmaksızın engellenmesi, somut olayın özelliklerine göre velayetin kullanılması bakımından da mahkeme tarafından değerlendirilebilir.

Uygulamada Örnek

Mahkeme babanın çocukla ayın belirli hafta sonlarında kişisel ilişki kurmasına karar vermiş, ancak velayet sahibi anne aylar boyunca hiçbir haklı neden göstermeden çocuğu görüşmelere hazırlamamış olsun.

Böyle bir durumda yalnızca tek bir görüşmenin aksaması ile sistematik biçimde kişisel ilişkinin engellenmesi aynı şekilde değerlendirilmez. Süreklilik gösteren engelleme çocuğun diğer ebeveynle ilişkisinin korunması bakımından önem taşıyabilir.

Pedagog veya Sosyal Çalışmacı Eve Gelir mi?

Velayet uyuşmazlığında sosyal inceleme yapılması gerekiyorsa uzmanlar anne, baba ve çocukla görüşebilir.

İncelemenin kapsamı dosyanın özelliklerine göre belirlenir. Gerekli görülmesi halinde çocuğun yaşadığı ortamın değerlendirilmesi amacıyla ev incelemesi de yapılabilir.

Ancak her velayet davasında mutlaka eve gelinmesi gerektiği şeklinde bir kural yoktur.

Uzman incelemesinde yalnızca evin büyüklüğü veya maddi imkanlar değil; çocuğun yaşam düzeni, ebeveynlerle ilişkisi, bakım koşulları ve gelişimsel ihtiyaçları bir bütün olarak ele alınabilir.

Velayet Davası Ücretleri Ne Kadardır?

Velayet davasının maliyeti iki ayrı bölümde değerlendirilmelidir: mahkeme harç ve giderleri ile avukatlık ücreti.

Mahkeme giderleri davanın açıldığı yıl, yapılacak tebligatlar, uzman incelemesi ve dosyada gerçekleştirilecek işlemlere göre değişebilir.

Avukatlık ücreti ise avukat ile müvekkil arasındaki sözleşmeye göre belirlenir ve yürürlükteki asgari ücret düzenlemelerinin altında kararlaştırılamaz.

Velayet Davasında Avukat Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?

Velayet uyuşmazlıklarında yalnızca anne veya babanın talebinin değil, çocuğun üstün yararının da merkeze alınması gerekir.

Bu nedenle avukatla yapılacak görüşmede;

  • mevcut velayet düzeninin,
  • çocuğun günlük bakımının,
  • sosyal inceleme raporunun,
  • tanık ve diğer delillerin,
  • kişisel ilişki düzeninin,
  • nafaka taleplerinin

birbiriyle bağlantılı biçimde değerlendirilmesi önem taşır.

Boşanma, velayet, nafaka ve diğer aile hukuku uyuşmazlıklarının birlikte değerlendirilmesi hakkında İstanbul boşanma avukatı sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Mahkeme Velayet Kararı Verirken Neye Bakar?

Velayet yargılamasında asıl mesele, çocuğun hangi ebeveyn yanında daha sağlıklı ve istikrarlı bir yaşam sürdürebileceğinin belirlenmesidir.

Hakim somut dosyanın özelliklerine göre çocuğun yaşı ve gelişim düzeyini, günlük bakımını kimin üstlendiğini, anne ve babayla ilişkisini, eğitim hayatını, sağlık ihtiyaçlarını, yaşam düzenini ve ebeveynlerin çocukla ilgilenebilme imkanlarını değerlendirebilir.

Çocuğun mevcut düzeninin korunması da önem taşıyabilir. Yıllardır aynı okulda eğitim gören, sosyal çevresi oluşmuş ve günlük bakım düzeni belirli bir ebeveyn tarafından sürdürülen çocuğun hayatında yapılacak değişikliğin kendisini nasıl etkileyeceği değerlendirilir.

Örnek Olay

Dokuz yaşındaki bir çocuk boşanmadan önce ağırlıklı olarak annesi tarafından okula götürülüyor, sağlık kontrolleri anne tarafından takip ediliyor ve çocuk aynı çevrede eğitimine devam ediyor olsun. Baba ise anneden daha yüksek gelire sahip.

Babanın ekonomik durumunun daha iyi olması tek başına velayetin babaya verilmesini gerektirmez. Mahkeme ekonomik koşulları diğer unsurlarla birlikte değerlendirir.

Bu nedenle velayet davası, hangi ebeveynin daha zengin olduğunun belirlendiği bir dava değildir.

Velayetin Değiştirilmesi Davası

Velayet hakkında verilen karar, çocuk ergin oluncaya kadar hiçbir koşulda değiştirilemeyecek bir karar değildir.

Boşanma sonrasında ortaya çıkan yeni durumlar mevcut velayet düzeninin artık çocuğun üstün yararına olmadığını gösteriyorsa velayetin değiştirilmesi davası gündeme gelebilir.

Örneğin;

  • çocuğun bakımının ciddi şekilde ihmal edilmesi,
  • eğitim veya sağlık ihtiyaçlarının karşılanmaması,
  • çocuğun güvenliğini tehlikeye atan durumların ortaya çıkması,
  • velayet sahibi ebeveynin yaşam koşullarında önemli değişiklik meydana gelmesi,
  • mevcut düzenin çocuğun fiziksel veya psikolojik gelişimini olumsuz etkilemesi

somut olayın özelliklerine göre değerlendirilebilir.

Ancak velayetin değiştirilmesini isteyen ebeveynin yalnızca daha iyi koşullara sahip olduğunu ileri sürmesi yeterli değildir.

Asıl ortaya konulması gereken, mevcut düzenin neden değiştirilmesi gerektiği ve yeni düzenin çocuk bakımından neden daha yararlı olduğudur.

Çocuğun İsteği Velayet Kararını Belirler mi?

Velayet konusunda en sık yapılan hatalardan biri belirli bir yaştan sonra çocuğun annesini veya babasını “seçebileceğinin” düşünülmesidir.

Yeterli olgunluğa ulaşmış çocuğun görüşü önemlidir. Ancak çocuğun isteğinin dikkate alınması ile velayeti çocuğun belirlemesi aynı şey değildir.

Çocuğun yaşı ve gelişim düzeyi elveriyorsa görüşü uzman yardımıyla veya uygun usulle öğrenilebilir. Çocuğun hangi ebeveynle yaşamak istediği kadar neden o ebeveyni tercih ettiği de önem taşıyabilir.

Örneğin 11 yaşındaki çocuk babasıyla yaşamak istediğini söylüyorsa mahkeme yalnızca “Babamı istiyorum” cümlesi üzerinden karar vermek zorunda değildir. Çocuğun ebeveynleriyle ilişkisi, mevcut yaşam düzeni ve tercihinin serbest iradesini yansıtıp yansıtmadığı diğer bilgilerle birlikte değerlendirilir.

Bu nedenle “8 yaşını geçen çocuk velayetini seçer” veya “12 yaşındaki çocuğun söylediği kesin uygulanır” şeklinde sabit bir hukuki kuraldan söz etmek doğru değildir.

Küçük Çocuğun Velayeti Her Zaman Anneye mi Verilir?

Hayır. Kanunda “0-6 yaşındaki çocuğun velayeti anneye verilir” şeklinde kesin bir düzenleme bulunmamaktadır.

velayet davası ile ilgili görsel

Bununla birlikte bebeğin veya küçük yaştaki çocuğun bakım gereksinimleri velayet değerlendirmesinde doğal olarak önem taşır. Çocuğun beslenmesi, sağlık ihtiyaçları, günlük bakımının kim tarafından gerçekleştirildiği ve mevcut bağları değerlendirilir.

Baba Küçük Çocuğun Velayetini Alabilir mi?

Somut olayda çocuğun üstün yararı bunu gerektiriyorsa velayetin babaya bırakılmasının önünde çocuğun küçük yaşta olması nedeniyle mutlak bir engel yoktur.

Örneğin anne çocuğun temel bakımını sürekli ihmal ediyor ve çocuğun güvenliğini tehlikeye düşüren koşullar bulunuyorsa yalnızca çocuğun küçük olması nedeniyle velayetin anneye bırakılması gerektiği söylenemez.

Çalışmayan Anne Çocuğun Velayetini Alabilir mi?

Evet. Bir ebeveynin çalışmıyor olması veya diğer ebeveynden daha düşük gelir elde etmesi tek başına velayete engel değildir.

Çocuğun maddi ihtiyaçları yalnızca velayet sahibi ebeveynin sorumluluğunda değildir. Velayet kendisine verilmeyen ebeveyn de çocuğun bakım ve eğitim giderlerine mali gücü oranında katılmakla yükümlüdür.

Bu kapsamda iştirak nafakası gündeme gelebilir.

Nafakanın nasıl belirlendiği konusunda Boşanmada Nafaka Rehberi 2026 başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Aldatan Eş Çocuğun Velayetini Kaybeder mi?

Hayır. Aldatma tek başına velayet hakkının kaybedilmesi sonucunu doğurmaz. Boşanmadaki kusur ile velayet değerlendirmesi birbirine karıştırılmamalıdır. Eşlerden birinin sadakat yükümlülüğüne aykırı davranması boşanma davasında kusur bakımından önem taşıyabilir. Ancak aldatma tek başına velayetin kaybedilmesi sonucunu doğurmaz.

Örnek Olay

Anne evlilik devam ederken başka biriyle ilişki yaşamış ve bu durum boşanma dosyasında ispatlanmış olsun. Buna rağmen çocuğun bakımını düzenli biçimde gerçekleştiriyor, eğitimini takip ediyor ve çocuk açısından güvenli bir yaşam ortamı sağlıyor olabilir.Sadakat yükümlülüğünün ihlali eşler arasındaki boşanma uyuşmazlığında değerlendirilirken velayet konusunda ayrıca çocuğun üstün yararına bakılır.

Çekişmeli boşanmada kusur ve delillerin nasıl değerlendirildiği hakkında Çekişmeli Boşanma Davası rehberimizi inceleyebilirsiniz.

Annenin veya Babanın Özel Hayatı Velayeti Etkiler mi?

Bir ebeveynin boşanma sonrasındaki özel hayatı, sırf diğer ebeveyn tarafından uygun bulunmadığı için velayetin değiştirilmesini gerektirmez.

Burada değerlendirilmesi gereken, ebeveynin özel yaşamının çocuğun bakımını, güvenliğini veya gelişimini somut olarak olumsuz etkileyip etkilemediğidir.

Örneğin annenin veya babanın yeni bir ilişkisinin bulunması tek başına velayet kaybı anlamına gelmez. Buna karşılık bu yaşam düzeni nedeniyle çocuk sürekli yalnız bırakılıyor, bakımı ihmal ediliyor veya güvenliği tehlikeye giriyorsa durum farklı değerlendirilir.

Velayeti Alan Anne veya Baba Yeniden Evlenirse Ne Olur?

Yeniden evlenme velayeti kendiliğinden sona erdirmez ve çocuğun velayetini otomatik olarak diğer ebeveyne geçirmez.

Yeni evlilikten sonra çocuğun yaşam koşullarında önemli bir olumsuzluk meydana gelip gelmediğine bakılır.

Üvey ebeveynle yaşanan sorunlar çocuğun güvenliğini tehdit ediyor, çocuk ihmal ediliyor veya yeni aile düzeni çocuğun gelişimine ciddi biçimde zarar veriyorsa velayetin değiştirilmesi gündeme gelebilir.

Buna karşılık çocuk yeni aile ortamında sağlıklı ve güvenli biçimde yaşamını sürdürüyor ise yalnızca yeniden evlenme nedeniyle velayet değişikliği yapılması gerekmez.

Anne veya Baba Çocukla İlgilenmezse Ne Olur?

Velayet yalnızca çocuk hakkında karar verme yetkisi değildir. Ebeveynin çocuğun bakımını, eğitimini, sağlığını ve gelişimini gözetme yükümlülüğü de bulunmaktadır.

Çocuğun sürekli ihmal edilmesi, temel ihtiyaçlarının karşılanmaması veya velayetten doğan görevlerin ağır biçimde yerine getirilmemesi halinde mahkemenin müdahalesi gündeme gelebilir.

Ancak burada önemli bir ayrım vardır: Velayetin değiştirilmesi ile velayetin kaldırılması aynı hukuki işlem değildir.

Velayetin kaldırılması ağır sonuçları bulunan bir tedbirdir. Her ilgisizlik veya ebeveynlik hatası doğrudan velayetin kaldırılmasını gerektirmez.

Hangi Durumlarda Velayet Değiştirilebilir?

Boşanma kararının kesinleşmesiyle velayet konusu sonsuza kadar kapanmış olmaz. Çocuğun veya ebeveynlerin koşullarında meydana gelen önemli değişiklikler mevcut velayet düzeninin yeniden değerlendirilmesini gerektirebilir.

Örneğin çocuğun sürekli ihmal edilmesi, eğitim veya sağlık ihtiyaçlarının karşılanmaması, şiddet, çocuğun güvenliğini tehlikeye sokan yaşam koşulları veya mevcut düzenin artık çocuğun yararına olmaması velayet değişikliği bakımından önem taşıyabilir.

Burada mahkemeye yalnızca “Diğer ebeveyn kötü bir anne/babadır” demek yerine çocuğun hangi olay nedeniyle zarar gördüğünün ve değişikliğin çocuk için neden gerekli olduğunun ortaya konulması gerekir.

Delillerin nasıl kullanılabileceği hakkında Boşanma Davasında İspat Yöntemleri başlıklı yazımızdan yararlanabilirsiniz.

Çocuğa Şiddet Uygulanması Velayeti Etkiler mi?

Çocuğa yönelik fiziksel veya psikolojik şiddet, velayet değerlendirmesinde ciddi önem taşır.

Şiddet iddiası bulunduğunda mahkeme iddianın niteliğini ve mevcut delilleri değerlendirir. Sağlık belgeleri, kolluk kayıtları, tanık anlatımları, uzman değerlendirmeleri ve somut olaya göre başka hukuka uygun deliller kullanılabilir.

Darp raporu önemli bir delil olabilir. Ancak “Darp raporu yoksa çocuğa yönelik şiddet ispatlanamaz” şeklinde kesin bir kural bulunmamaktadır.

Uygulamada Örnek

Çocuğun üzerinde fiziksel darp izi bulunmamasına rağmen ebeveyn tarafından sürekli aşağılandığı, tehdit edildiği veya korkutulduğu iddia ediliyor olabilir.

Velayet bakımından yalnızca fiziksel şiddet değil, çocuğun psikolojik güvenliğini ciddi biçimde etkileyen davranışlar da somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir.

Cezaevindeki Anne veya Baba Velayeti Alabilir mi?

Ebeveynin cezaevinde bulunması, çocuğun günlük bakımını fiilen gerçekleştirebilme imkanını doğrudan etkileyebileceğinden velayet bakımından önemlidir.

Ancak bu konuda da dosyanın somut özellikleri değerlendirilmelidir. Tutukluluk veya hükümlülüğün niteliği ve süresi, çocuğun mevcut bakım düzeni ve diğer ebeveynin durumu önem taşıyabilir.

Dolayısıyla konuyu yalnızca kişinin cezaevinde bulunmasına değil, bu durumun çocuğun bakım ve korunmasına etkisine göre değerlendirmek gerekir.

Kardeşlerin Velayeti Farklı Ebeveynlere Verilebilir mi?

Mahkeme velayet kararı verirken kardeşler arasındaki ilişkinin korunmasını da dikkate alabilir.

Boşanmayla birlikte anne ve babanın ayrılması çocuk açısından zaten önemli bir yaşam değişikliğidir. Kardeşlerin de birbirinden ayrılması bazı durumlarda çocukların duygusal düzenini olumsuz etkileyebilir.

Bu nedenle kardeşlerin birlikte kalması çoğu dosyada önemli bir değerlendirme unsurudur. Bununla birlikte “Kardeşler hiçbir koşulda ayrı ebeveynlere verilemez” şeklinde mutlak bir kural yoktur.

Her çocuğun üstün yararı ayrıca değerlendirilir.

Anlaşmalı Boşanmada Velayeti Anne ve Baba Belirleyebilir mi?

Anlaşmalı boşanmada eşlerin müşterek çocukların durumu konusunda anlaşmaları gerekir. Hazırlanan protokolde çocuğun velayetinin kimde kalacağı ve diğer ebeveynle kişisel ilişkinin nasıl kurulacağı düzenlenebilir.

Ancak anne ve babanın anlaşması hakimi her koşulda bağlamaz.

Çocuğun üstün yararına aykırı bir düzenleme bulunuyorsa hakim gerekli değişikliklerin yapılmasını isteyebilir.

Anlaşmalı boşanma protokolünün hazırlanması hakkında Anlaşmalı Boşanma Protokolü yazımızı inceleyebilirsiniz.

Anlaşmalı Boşanmadan Sonra Velayet Değiştirilebilir mi?

Evet. Eşlerin boşanırken velayet konusunda anlaşmış olması daha sonra velayet değişikliği talep edilmesini engellemez.

Çocuğun yaşam koşullarında veya ebeveynlerin durumunda meydana gelen yeni gelişmeler mevcut velayet düzenini çocuğun yararına aykırı hale getirmişse velayetin değiştirilmesi gündeme gelebilir.

Örnek Olay

Taraflar boşanırken altı yaşındaki çocuğun velayetinin babada kalması konusunda anlaşmış olsun. Üç yıl sonra baba uzun süreli olarak başka bir yerde yaşamaya başlamış ve çocuğun günlük bakımını sürekli üçüncü kişilere bırakmış olabilir.

Bu durumda mahkeme yıllar önce imzalanan protokolle sınırlı kalmaz. Çocuğun bugünkü koşullarını değerlendirir.

Velayet Anne veya Babaya Verilemiyorsa Çocuk Ne Olur?

Dede, anneanne, babaanne, teyze veya dayı gibi yakın akrabaların çocuğa fiilen bakması, bu kişilerin velayet sahibi olduğu anlamına gelmez.

Velayet anne ve babaya özgüdür. Anne ve babanın velayet görevini üstlenemediği durumlarda şartları varsa vesayet gündeme gelir ve çocuğa vasi atanabilir.

Dolayısıyla “Anne ve baba alamıyorsa velayet anneanneye verilir” şeklinde hukuki bir sistem bulunmamaktadır.

Bunun yanında olağanüstü durumlarda ve çocuğun yararı gerektiriyorsa yakın kişilerin çocukla kişisel ilişki kurulmasını talep edebilmesi ayrı bir hukuki meseledir.

Velayeti Alan Ebeveyn Çocuğu Başka Şehre Götürebilir mi?

Velayet hakkı, çocukla ilgili önemli kararların alınmasını kapsamakla birlikte diğer ebeveynle kurulan kişisel ilişkinin de korunması gerekir.

Çocuğun başka şehre taşınması, mevcut kişisel ilişki düzenini önemli ölçüde etkiliyorsa yeni bir uyuşmazlık ortaya çıkabilir.

Örneğin İstanbul’da yaşayan ve babasıyla ayda iki hafta sonu görüşen çocuğun çok uzak bir şehre taşınması halinde mevcut görüşme düzeninin fiilen uygulanması zorlaşabilir.

Bu durumda kişisel ilişkinin yeni koşullara göre yeniden düzenlenmesi gerekebilir. Taşınmanın çocuğun üstün yararına etkisi de somut olay kapsamında değerlendirilebilir.

Velayeti Alan Ebeveyn Çocuğu Yurt Dışına Götürebilir mi?

Kısa süreli yurt dışı seyahati ile çocuğun yaşam merkezinin başka ülkeye kalıcı biçimde taşınması birbirinden farklıdır.

Özellikle kalıcı yer değişikliği diğer ebeveynle kişisel ilişkinin sürdürülmesini ciddi biçimde etkileyebilir ve yabancılık unsuru bulunan yeni uyuşmazlıklara neden olabilir.

Bu nedenle çocuğun yurt dışında sürekli yaşamasının planlandığı durumlarda yalnızca velayet kararına bakılarak hareket edilmemesi; mevcut mahkeme kararları ve somut olayın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Velayet Sahibi Çocuğu Diğer Ebeveyne Göstermezse Ne Olur?

Velayetin anne veya babaya bırakılması, diğer ebeveynle çocuk arasındaki mahkemece belirlenmiş kişisel ilişkinin keyfi biçimde engellenebileceği anlamına gelmez.

Kişisel ilişki kararının uygulanmaması halinde kararın yerine getirilmesi için güncel mevzuatta öngörülen çocuk teslimi ve kişisel ilişki usullerine başvurulabilir.

Sürekli ve haklı neden olmaksızın kişisel ilişkinin engellenmesi, somut olayın özelliklerine göre velayet düzeninin değerlendirilmesinde de önem taşıyabilir.

Sosyal İnceleme Raporu Velayeti Belirler mi?

Velayet uyuşmazlığında uzmanlardan sosyal inceleme raporu alınabilir. Uzmanlar anne, baba ve çocukla görüşerek aile ilişkileri, yaşam koşulları ve çocuğun ihtiyaçları hakkında değerlendirmelerde bulunabilir.

Gerekli görülen dosyalarda çocuğun yaşadığı ortam da incelenebilir.

Ancak sosyal inceleme raporu mahkeme kararı değildir. Rapordaki değerlendirme hakimin karar verirken yararlanabileceği unsurlardan biridir. Hakim dosyadaki bütün delilleri birlikte değerlendirerek nihai kararı verir.

Çocuğumun Velayetini Almak İçin Ne Yapmalıyım?

Velayet talebinde en etkili yaklaşım diğer ebeveyn hakkında mümkün olduğunca fazla olumsuz iddia ileri sürmek değildir.

Mahkemeye çocuğun neden sizin yanınızda yaşamasının üstün yararına olduğunu somut biçimde göstermek gerekir.

Çocuğun günlük bakımını kimin gerçekleştirdiği, eğitim ve sağlık ihtiyaçlarıyla kimin ilgilendiği, mevcut yaşam düzeni, ebeveynle kurduğu ilişki ve güvenli bir ortamın bulunup bulunmadığı önem taşır.

Tanıklar veya diğer deliller kullanılacaksa bunların hangi vakıayı ispatladığı da açık olmalıdır.

Velayet Davasında Asıl Soru: Anne mi Baba mı Değil, Çocuk İçin Hangisi Daha İyi?

Velayet davalarının merkezinde ebeveynler arasındaki mücadele değil çocuk bulunur.

Bir ebeveynin daha yüksek gelir elde etmesi, diğer eşin boşanmada kusurlu olması, yeniden evlenmesi, çocuğun erkek veya kız olması gibi olguların hiçbiri tek başına velayeti belirlemez.

Mahkemenin ulaşmaya çalıştığı cevap şudur:

Çocuğun fiziksel, psikolojik, sosyal ve eğitsel gelişimi hangi düzen içerisinde daha iyi korunacaktır?

Bu nedenle velayet davasının hazırlanmasında da iddiaların bu soru etrafında kurulması ve hukuka uygun delillerle desteklenmesi gerekir.

Velayet Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Çocuk kaç yaşında annesini veya babasını seçebilir?

Çocuğun belirli bir yaşı doldurduğunda velayeti doğrudan seçmesine ilişkin sabit bir yaş sınırı yoktur. Görüş oluşturabilecek olgunluktaki çocuğun düşüncesi dikkate alınabilir ancak nihai kararı mahkeme verir.

Baba hangi durumlarda velayeti alabilir?

Çocuğun üstün yararının baba yanında yaşamasını gerektirdiği sonucuna varılırsa velayet babaya verilebilir. Çocuğun yaşı, bakım düzeni ve ebeveynlerle ilişkisi gibi birçok unsur değerlendirilir.

Çalışmayan anne velayeti alabilir mi?

Evet. Çalışmamak veya diğer ebeveynden daha düşük gelire sahip olmak tek başına velayete engel değildir.

Aldatan anne velayeti alabilir mi?

Evet. Aldatma tek başına velayete engel değildir. Davranışın çocuğun üstün yararı üzerindeki etkisi ayrıca değerlendirilir.

Psikolojik tedavi görmek velayet almaya engel mi?

Tek başına değildir. Tedavinin veya mevcut sağlık durumunun çocuğun bakımını ve güvenliğini somut olarak etkileyip etkilemediğine bakılması gerekir.

Çocuğu göstermeyen anne veya babanın velayeti değişir mi?

Tek bir görüşmenin gerçekleşmemesi otomatik olarak velayet değişikliği doğurmaz. Ancak mahkemece belirlenen kişisel ilişkinin sürekli ve haklı neden olmaksızın engellenmesi somut olayda dikkate alınabilir.

Velayet davasında çocuk dinlenir mi?

Yaşı ve olgunluk düzeyi uygun olan çocuğun görüşünün alınması gündeme gelebilir. Bunun nasıl gerçekleştirileceği somut dosyaya göre belirlenir.

Velayet kararı sonradan değiştirilebilir mi?

Evet. Yeni koşullar nedeniyle mevcut velayet düzeninin artık çocuğun üstün yararına olmadığı ortaya çıkarsa velayetin değiştirilmesi talep edilebilir.

Velayet Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Anne ve Baba Ölürse Çocuğun Velayeti Kime Verilir?

Anne ve babanın her ikisinin de vefat etmesi halinde çocuğun velayetinin otomatik olarak anneanneye, babaanneye, dedeye veya başka bir akrabaya geçmesi söz konusu değildir. Anne ve babanın ölümü halinde küçük çocuğun korunması için vesayet hükümleri uygulanır ve çocuğa vasi atanması gündeme gelir.

9 Yaşındaki Çocuğun Velayeti Kime Verilir?

9 yaşındaki bir çocuğun velayetinin mutlaka anneye veya mutlaka babaya verilmesini öngören bir kanun hükmü yoktur.Boşanma davasında velayet belirlenirken çocuğun yaşı yanında günlük bakımını kimin gerçekleştirdiği, eğitim düzeni, anne ve babayla ilişkisi, yaşam koşulları ve çocuğun üstün yararı birlikte değerlendirilir.

4 Yaşındaki Çocuğun Velayeti Kime Verilir?

4 yaşındaki bir çocuğun velayetinin doğrudan anneye verilmesini zorunlu kılan sabit bir kanun hükmü bulunmamaktadır.
Bununla birlikte küçük yaştaki çocuğun bakım gereksinimleri, ebeveynleriyle kurduğu bağ ve günlük bakımını fiilen kimin gerçekleştirdiği boşanma davasında velayet değerlendirmesinde önem taşır.

Velayette çocuğa kaç yaşında sorulur?

Kanunda “çocuğun görüşü tam olarak şu yaştan itibaren alınır” şeklinde bütün dosyalara uygulanabilecek sabit bir yaş sınırı üzerinden hareket edilmemelidir. Çocuğun yaşı ve idrak/olgunluk düzeyi önemlidir. Görüşü alınabilecek olgunlukta olan çocuğun düşüncesi değerlendirilir; ancak karar yalnızca çocuğun tercihine göre verilmez.

Aldatan eş velayeti kaybeder mi?

Eşler arasındaki sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışın bulunması, tek başına velayetin diğer ebeveyne verilmesini gerektirmez. Davranışın çocuk üzerindeki etkisi ve çocuğun üstün yararı ayrıca değerlendirilmelidir.

Üvey Anne veya Üvey Baba Velayet Sahibi Olabilir mi?

Evet. Üvey Anne veya Üvey Baba Velayet Sahibi Olabilir.

Velayet Sahibi Anne veya Baba Ölürse Velayet Otomatik Olarak Diğer Ebeveyne Geçer mi?

Hayır. Velayet sahibi anne veya babanın ölümü halinde velayet otomatik olarak diğer ebeveyne geçmez. Çocuğun durumu mahkeme tarafından çocuğun üstün yararı esas alınarak değerlendirilir; şartları uygunsa velayet diğer ebeveyne verilebilir, aksi halde vesayet gündeme gelebilir.

Boşanmadan Sonra Doğan Çocuğun Velayeti Kime Ait Olur?

Boşanma davası devam ederken eşlerden birinin hamile olması ve çocuğun boşanma kararından sonra dünyaya gelmesi mümkündür. Böyle bir durumda çocuğun soybağı ile velayet durumunun birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerekir.
Boşanma kararında henüz dünyaya gelmemiş bir çocuk hakkında verilmiş bir velayet hükmü bulunmayabilir. Doğumdan sonra ortaya çıkan hukuki durum, çocuğun soybağı ve ebeveynlerin mevcut durumları dikkate alınarak ayrıca değerlendirilmelidir.
Burada “Aynı anne ve babanın diğer çocuklarının velayeti annedeyse yeni doğan çocuk da otomatik olarak anneye verilir.” şeklinde kesin bir sonuç çıkarılması doğru değildir. Her çocuk bakımından üstün yarar değerlendirmesi ayrı yapılabilir.

Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her boşanma ve velayet uyuşmazlığı kendi somut koşullarına göre değerlendirilmelidir. İçerikte yer alan bilgiler hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir