İçeriğe geç

Arabuluculuk Anlaşma Belgesinin İptali 2026

Otomatik kaydı görüntüle

Bu makale, işçinin işten çıkış tarihi ile ihtiyari arabuluculuk dosyasının açıldığı ve sonuçlandığı tarihin aynı olması durumunun hukuki sonuçlarını, Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları çerçevesinde incelemektedir. Uygulamada bu tür arabuluculuk işlemleri, mahkemeler tarafından sıklıkla işçinin iradesini sakatlayan, arabuluculuk kurumunun amacına aykırı ve hayatın olağan akışına uymayan işlemler olarak değerlendirilmektedir. Bu durumlarda arabuluculuk anlaşma belgesinin iptali mümkündür.

Makalenin amacı, bu konuda verilen yargı kararlarını özetlemek, fesih günü yapılan arabuluculuk anlaşmalarının geçerlilik koşullarını açıklamak ve işçinin hak arama özgürlüğü üzerindeki etkilerini ortaya koymaktır.

1. Hayatın Olağan Akışına Aykırılık

Yargıtay kararlarında, iş sözleşmesinin feshedildiği gün içinde arabuluculuk sürecinin hem başlatılıp hem de tamamlanmasının “hayatın olağan akışına aykırı” olduğu yönünde güçlü bir içtihat birliği bulunmaktadır.

Bu görüşe göre, bir işçinin fesih günü içinde:

  • Arabulucuya başvurması,
  • Arabulucunun tarafları bilgilendirmesi,
  • Tüm işçilik alacakları kalemlerinin müzakere edilip uzlaşmaya varılması,
    gerçekçi ve makul bulunmamaktadır.

Mahkemeler, bu tür işlemlerin şeklen hukuka uygun görünse de, öz itibarıyla işçinin bilinçli bir şekilde haklarından feragat etmesine olanak tanımadığı kanaatindedir. Adalet Bakanlığı’nın Arabuluculuk Daire Başkanlığı tarafından hazırlanan ve kamuya sunulan arabuluculuk anlaşma belgesi örneklerine şu bağlantı üzerinden ulaşabilirsiniz:

Arabuluculuk Anlaşma Belgesi Örneği (PDF)

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, aynı konuda birçok kararında benzer tespitler yapmaktadır. Mahkeme, arabuluculuk sürecinin tek bir güne sığdırılmasının ne mantıken ne de fiilen mümkün olduğunu vurgulamaktadır. Bu çerçevede Yargıtay, bir kararında süreci şu biçimde değerlendirmiştir: fesih günü içinde işverenin ihtiyari arabuluculuğa başvurduğu, arabulucunun atandığı ve aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirdiğinin kaydedildiği, ayrıca tarafların anlaşma metninde yer alan tüm alacak kalemleri üzerinde görüşüp uzlaştıklarının belirtildiği anlaşılmakla birlikte, tüm bu işlemlerin gerçekten aynı gün içinde tamamlandığının kabul edilmesinin güç olduğu belirtilmiştir. (Y9HD, 2024/13061 E., 2025/348 K., 13.01.2025)

Benzer şekilde başka bir kararda mahkeme, arabuluculuk tutanaklarının aceleyle ve fesih tarihiyle aynı gün davacıya imzalatıldığına dikkat çekmiş; bunun, işçinin haklarını tam olarak değerlendirme imkânı bulamadan sürecin hızla sonlandırıldığını gösterdiğini ifade etmiştir. (Y9HD, 2023/8415 E., 2023/12340 K., 19.09.2023) Hatta bir dosyada, tutanağa görüşmenin aynı dakika içinde başlayıp bittiğinin yazılmış olması, mahkeme tarafından arabuluculuğun biçimsel ve göstermelik bir işlem olduğuna dair güçlü bir gösterge olarak yorumlanmıştır. (Y9HD, 2022/17651 E., 2023/1140 K., 23.01.2023)

Bu içtihatlar, fesih günüyle çakışan arabuluculuk işlemlerinin usul ve öz bakımından ciddi kuşkular doğurduğunu ortaya koymaktadır: süreç kısa tutulduğunda işçinin bilgilendirilmesi, düşünmesi ve özgür iradesiyle karar vermesi pratikte zorlaşmakta; dolayısıyla mahkemeler bu tür uygulamalara şüpheyle yaklaşmakta ve gerektiğinde deliller ışığında işlemin geçerliliğini sorgulamaktadır.

2. Arabuluculuk Kurumunun Amacına Aykırılık

Arabuluculuk kurumu, taraflar arasında gönüllü, serbest iradeye dayalı ve adil bir uzlaşma süreci yürütülmesini hedeflemektedir. Ancak fesihle aynı gün yapılan arabuluculuk işlemleri, çoğu zaman işverenin kontrolü altında gerçekleşmekte ve bu nedenle kurumun amacından sapmaktadır.

Yargıtay ve BAM kararlarında, bu uygulamaların çoğu zaman Türk Borçlar Kanunu’nun 420. maddesinde düzenlenen ibra sözleşmelerine ilişkin koruyucu hükümlerin dolanılmasına yönelik bir yöntem olduğu vurgulanmaktadır. Özellikle bir aylık bekleme süresinin atlanması, işçinin henüz şok etkisindeyken haklarından feragat etmesine neden olmaktadır.

Bu nedenle, fesih günü yapılan arabuluculuk anlaşmalarının işçinin dava hakkını ortadan kaldırma amacı taşıdığı kabul edilmekte ve arabuluculuk kurumunun özüne aykırı sayılmaktadır.

3. İrade Fesadı ve Uyuşmazlık Yokken Arabuluculuğa Başvurulması

Mahkemelerin kararlarında sıkça vurgulanan bir diğer husus, bu tür arabuluculuk süreçlerinde işçinin özgür iradesinin oluşmadığı yönündedir.
İşçinin işten yeni çıkarılmış olması, ekonomik ve psikolojik baskı altında bulunması, sürecin yeterince açıklanmaması gibi nedenlerle irade fesadı (baskı, hata, aldatma) halleri oluşabilmektedir.

Ayrıca, şu durumlar da geçersizlik değerlendirmesini güçlendiren unsurlar olarak görülmektedir:

  • İşçinin yurt dışında bulunması,
  • Arabuluculuk başvurusunun iş sözleşmesi sona ermeden yapılması,
  • Arabuluculuk davetinin usulüne uygun yapılmaması.

Bu gibi durumlarda, arabuluculuk sürecinin biçimsel olarak tamamlanmış görünse de esasen geçerli bir irade beyanı içermediği sonucuna varılmaktadır.

Arabuluculuk kurumu, taraflar arasında mevcut veya doğmuş bir uyuşmazlığın çözümüne yönelik olarak başvurulabilecek bir alternatif çözüm yöntemidir. Ancak uygulamada kimi zaman, iş sözleşmesinin feshedildiği gün ya da fesih işlemi gerçekleşmeden önce arabuluculuğa başvurulduğu görülmektedir. Bu tür durumlar, henüz bir uyuşmazlık ortaya çıkmadığı için, sürecin temel amacına ve mantığına aykırı kabul edilmektedir.

Yargıtay, bu uygulamayı geçerliliği etkileyen ciddi bir usul eksikliği olarak değerlendirmekte; taraflar arasında henüz bir çekişme bulunmadan başlatılan arabuluculuk işlemlerinin, hukuken geçerli bir arabuluculuk süreci oluşturmadığını açıkça ifade etmektedir. Nitekim yüksek mahkeme bir kararında şu tespitte bulunmuştur:

“Aynı gün istifa ettiği bildirilen işçi ile işveren arasında henüz bir uyuşmazlık mevcut olmadığı halde, usulüne uygun bir arabuluculuk müzakeresi yürütülmeden düzenlenen … tarihli ihtiyari arabuluculuk tutanağının, 6325 sayılı Kanun’un 18/5. maddesi kapsamında geçerli bir anlaşma belgesi olarak kabulü mümkün değildir.”
(Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2024/10855 E., 2024/15300 K., 27.11.2024)

Benzer şekilde, işçinin arabuluculuk başvurusunun yapıldığı tarihte yurt dışında bulunduğunun tespit edilmesi (Y9HD, 2024/14516 E., 2025/1995 K., 24.02.2025) gibi durumlar da, sürecin usulüne uygun yürütülmediği ve görüşmelerin fiilen gerçekleşmediği yönünde değerlendirilmekte; bu tespitler, düzenlenen tutanakların iptaline gerekçe oluşturmaktadır.

Mahkemeler, bu tür uygulamaları genellikle işçinin iradesini sakatlayan ve süreci işverenin kontrolüne bırakan işlemler olarak yorumlamaktadır. Bu nedenle, fesihle aynı gün ya da öncesinde başlatılan arabuluculuk süreçleri, gerçek bir uzlaşma ortamı sunmadığı, işçinin bilinçli karar verme hakkını zedelediği ve arabuluculuk kurumunun ruhuna aykırı şekilde kurgulandığı gerekçeleriyle geçersiz sayılmaktadır.

Arabuluculuk anlaşma belgesinin iptalinin hangi durumlarda mümkün olduğunu açıklayan tablo

4. Geçersizlik Değerlendirmesi

Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları doğrultusunda, işten çıkış tarihiyle aynı gün düzenlenen ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgeleri, genellikle geçersiz kabul edilmektedir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’nin bir kararında, “davacının ihtiyari arabulucuya usulüne uygun bir başvurusunun olmadığı, yapıldığı belirtilen görüşmelerde, bir çok işçiye aynı şekilde sırayla davalı işverenliğin bulunduğu … katta belgelerin imzalatıldığı” tespiti yapılmıştır. Mahkeme, bu uygulamanın Türk Borçlar Kanunu’nun 420. maddesine aykırı olarak ibra niteliği kazanma amacı taşıdığını ve söz konusu işlemlerin geçerli bir arabuluculuk faaliyeti olarak değerlendirilemeyeceğini hükme bağlamıştır.(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 41. Hukuk Dairesi, 2022/2346 E., 2023/107 K., 09.02.2023).

Bu belgeler, işçinin gerçekten bilgilendirilmiş, özgür ve gönüllü iradesiyle düzenlenmediği için, bağlayıcı hukuki sonuç doğurmaz. Dolayısıyla bu belgeler dayanak alınarak verilen dava reddi kararları da üst mahkemelerce bozulmaktadır.

Geçersizlik kararı sonrası, işçi arabuluculuk anlaşma belgesinin iptalini talep ederek işçilik alacaklarını dava yoluyla yeniden talep edebilme hakkına kavuşmaktadır.

Makalemizde yer alan yargı kararlarına, güncel ve güvenilir bir kaynak olan Dejure.ai üzerinden erişilebilir. Diğer makalelerimize şu bağlantı üzerinden ulaşabilirsiniz: https://www.arzuyilmaz.av.tr/makaleler

İşçi Arabuluculuk Anlaşma Belgesinin İptali

İşçi arabuluculuk anlaşma belgesinin iptali, Türk hukukunda önemli bir konudur ve özellikle arabuluculuk sürecinin usulüne uygun yürütülmemesi veya irade fesadı hallerinde gündeme gelmektedir. Bu konuda Yargıtay kararları, iptal nedenlerini ve usulünü açıklığa kavuşturmaktadır.

Arabuluculuk Anlaşma Belgesinin İptal Nedenleri

Arabuluculuk anlaşma belgesinin iptali, çeşitli hukuki gerekçelere dayanabilir. Bu gerekçeler, genellikle arabuluculuk sürecinin temel ilkelerine aykırılık veya tarafların iradelerinin sakatlanması hallerinde ortaya çıkar.

  • Arabuluculuk Faaliyetinin Hiç Gerçekleşmemesi veya Usulüne Uygun Yürütülmemesi:
    • Yargıtay kararlarına göre, işçinin arabuluculuk faaliyetinin hiç gerçekleşmediği veya usulüne uygun olarak gerçekleştirilmediği yönündeki iddiası titizlikle araştırılmalıdır. Eğer arabuluculuk faaliyetinin kanuna uygun olarak yürütülmediği sonucuna varılırsa, arabuluculuk faaliyeti sonucunda gerçekleşen bir anlaşmadan söz edilemez ve bu durumda anlaşma belgesinin iptaline karar verilmelidir .
    • “Usulsüz toplantı” kavramı, arabuluculuk görüşmelerinin kanunda öngörülen şekil ve esaslara uygun yapılmadığı durumları ifade eder. Örneğin, tarafların bir araya gelmeden veya arabulucunun tarafsızlık ilkesine aykırı hareket etmesi gibi durumlar usulsüzlük teşkil edebilir.
  • İmzanın Sahteliği veya İrade Fesadı:
    • Anlaşma tutanağındaki imzanın sahteliğinin veya taraflardan birisinin iradesinin fesada uğratılmış olduğunun tespiti durumunda, anlaşma tutanağının iptal edilmesi mümkündür . İrade fesadı halleri, hata, hile, ikrah (korkutma) gibi durumları kapsar. İşçinin baskı altında veya yanıltılarak anlaşmayı imzalaması bu kapsamda değerlendirilebilir.
  • Uyuşmazlık Olmadan Arabuluculuk Süreci Başlatılması:
    • 6325 sayılı Kanun’un 1. maddesi uyarınca arabuluculuk, hukuk uyuşmazlıklarının çözümünde uygulanacak bir yoldur. Bu nedenle, öncelikle taraflar arasında bir hukuk uyuşmazlığının varlığı, arabuluculuğun ön koşuludur . Henüz bir uyuşmazlık bulunmamasına rağmen işverence başlatılan arabuluculuk süreci sonunda düzenlenen anlaşma belgeleri de iptal nedeni olabilir .

İptal Usulü ve Hukuki Sonuçları

Arabuluculuk anlaşma belgesinin iptali, belirli bir usul izlenerek gerçekleştirilir ve önemli hukuki sonuçlar doğurur.

  • İptal Davası:
    • Anlaşma tutanağının sahteliği, irade fesadı ile sakatlığı veya arabuluculuk görüşmesinin usulüne uygun yapılmadığı iddiası, doğrudan doğruya açılacak bir alacak veya işe iade davasında ön sorun olarak görülebileceği gibi, bağımsız bir dava olarak da açılabilir . Bu husus, uyuşmazlığın özüne tekabül etmektedir.
  • İptalin Sonuçları:
    • İptal kararının kesinleşmesi ile birlikte, arabuluculuk anlaşma belgesinin bağlayıcılığı ortadan kalkar. Bu durumda, anlaşma belgesindeki hususlar dava konusu edilebilecektir . Özellikle işe iade veya alacak davalarında, iptal edilen anlaşma belgesi artık bir engel teşkil etmeyecektir. Bu hususta, Türkiye Barolar Birliği’nin vermiş olduğu eğitim için [linke tıklayınız].

Arabuluculuk Anlaşma Belgesinin İptali: En Çok Sorulan Sorular

Arabuluculuk Anlaşma Belgesi Nedir?

Arabuluculuk anlaşma belgesi, tarafların arabulucu eşliğinde üzerinde anlaştıkları konuları resmî olarak tescil eden bir dokümandır. Taraflar, bu belgeyi özgür iradeleriyle imzalar ve üzerinde mutabık kaldıkları konular bağlayıcı hale gelir. Belgede yer alan hükümler, tarafların hak ve yükümlülüklerini doğrudan etkiler; özellikle ibraya ilişkin hükümler, ileride açılabilecek davaları sınırlayabilir. Mahkeme ilamı niteliğindedir.

Arabuluculuk İptal Edilir Mi ?

Bir arabuluculuk anlaşma belgesi, aşağıdaki durumlarda mahkeme tarafından geçersiz sayılabilir:
Baskı veya Yanıltma Yoluyla İmzalanması: Tarafların, tehditle, aldatmayla veya zorlamayla belgeyi imzalaması iptal nedeni olabilir.
Arabulucunun Tarafsız Olmaması: Arabulucunun, bir taraf lehine hareket etmesi ya da tarafsızlık ilkesine aykırı davranması geçersizliğe sebep olabilir.
Hukuka Aykırılık: Belgenin içeriği veya hazırlanış şekli mevzuata uygun değilse, iptal edilebilir.

Arabuluculuk Anlaşma Belgesinin İptali İçin Başvuru Süresi Nedir?

Arabuluculuk anlaşma belgesinin iptali için, Türk Borçlar Kanunu’na göre anlaşmanın düzenlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde yetkili mahkemeye başvurulmalıdır. Yetkili mahkeme, anlaşmazlığın türüne ve tarafların ikametgahlarına göre değişiklik gösterebilir. Bu nedenle, başvuru yapılacak mahkemenin belirlenmesi için hukuki danışmanlık alınması önerilir.

Arabuluculuk Anlaşma Belgesinin İptali İçin Hangi Deliller Gerekir?

Tanık beyanları: Tarafların, anlaşma belgesini imzalamadan önce yaşadıkları baskı veya yanıltma durumlarını destekleyen tanık ifadeleri.
Yazılı belgeler: Anlaşma belgesinin düzenlenme şekli veya içeriği ile ilgili hukuka aykırılığı gösteren yazılı belgeler.
Diğer deliller: Anlaşma belgesinin tarafsızlık ilkesine aykırı düzenlendiğini gösteren diğer deliller.
Bu deliller, mahkeme tarafından değerlendirilecek ve anlaşma belgesinin iptali konusunda karar verilecektir.

Arabuluculuk sürecinden nasıl vazgeçebilirim?

Evet. Arabuluculuk sürecinden her zaman vazgeçilebilir. Vazgeçme herhangi bir şarta bağlı değildir.

Arabuluculuktan vazgeçme halinde ücret ödenir mi?

Evet. İhtiyari arabuluculuk yapılmışsa ücret ödenmesi gerekir. Bunun yanı sıra zorunlu arabuluculuk ise arabulucu ücreti devlet tarafından ödenir.

Arabulucu ilk kimi arar?

Arabulucu genellikle ilk önce başvurucuyu arayıp taleplerini öğrenmektedir. Ancak ilk kimi aradığı hususu önemsiz olup toplantıda her iki taraf da bulunacaktır.

Arabuluculuk başvurusundan feragat edilir mi?

Evet. Arabuluculuk yönetmeliğine göre arabuluculuk başvurusundan feragat edilir.

Taraflardan biri arabuluculuk görüşmesine katılmazsa ne olur?

Katılmayan taraf davayı kazansa da kaybetse de tüm dava harç ve masraflarını ödemek zorundadır.

Arabuluculuk toplantısına 3. kişi katılabilir mi?

Evet. Her iki tarafın da rızası varsa toplantıya 3. kişi katılabilir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir