İçeriğe geç

Anlaşmalı Boşanmada Bilinmesi Gerekenler 2026

Anlaşmalı boşanma protokolü nasıl hazırlanır? Güncel örnekler, hukuki püf noktaları ve uygulamada dikkat edilmesi gerekenler bu rehberde. Anlaşmalı boşanma sürecini güvenle tamamlayın.

Makale İçindekiler

Anlaşmalı Boşanmada Tapu Devri Nasıl Yapılır?

1. Anlaşmalı Boşanmada Taşınmaz Devri

Anlaşmalı boşanma, Türk Medeni Kanunu’nun 166/3. maddesi uyarınca, eşlerin evlilik birliğini karşılıklı iradeleriyle sona erdirmesi esasına dayanır. Bu süreçte taraflar yalnızca boşanma konusunda değil; nafaka, tazminat, mal paylaşımı ve taşınmazların devri gibi boşanmanın tüm mali sonuçları hakkında da uzlaşmak zorundadır.

Uygulamada en çok ihtilaf yaratan konuların başında taşınmaz devri gelmektedir. Çünkü tapu devrine ilişkin düzenlemeler hatalı veya eksik yapıldığında, boşanma tamamlandıktan sonra taraflar uzun ve masraflı davalarla karşı karşıya kalabilmektedir.

ANLAŞMALI BOŞANMA PROTOKOLÜ HAZIRLAYAN KİŞİ

Mahkemeler iki farklı yöntem uygulamaktadır:

  • Bazı hâkimler kararın hüküm fıkrasında doğrudan “tapu iptal ve tescil” hükmü kurar.
  • Bazı hâkimler ise yalnızca boşanma protokolünün onaylandığını belirtmekle yetinir.

Bu ayrım son derece kritiktir. Çünkü yalnızca protokole atıf yapılan kararlar, tek başına tapuda işlem yapılmasına imkân vermez. Buna karşılık kararın hüküm kısmında açık bir “iptal ve tescil” ibaresi bulunuyorsa, lehtar eş tek başına Tapu Müdürlüğüne başvurabilir.

Dolayısıyla taşınmaz devrinin sorunsuz biçimde tamamlanabilmesi için hem protokol hem de mahkeme kararının hüküm bölümü teknik olarak kusursuz düzenlenmelidir.

1.1. Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Tapu Devri Nasıl Yazılmalıdır?

Anlaşmalı boşanma protokolü, sıradan bir sözleşme değil; aile hukukuna özgü ve mahkeme kararıyla hüküm doğuran özel bir anlaşmadır. Bu nedenle taşınmaz devrine ilişkin maddeler, tapu hukukunun teknik gereklerine uygun şekilde hazırlanmalıdır.

Protokolde bulunması gereken zorunlu unsurlar şunlardır:

Taşınmazın Eksiksiz Kimliği

Taşınmaz; il, ilçe, mahalle, ada, parsel, blok, kat ve bağımsız bölüm numarası dahil olmak üzere tapu kaydındaki tüm bilgilerle açıkça belirtilmelidir.

Hangi Eşten Hangi Eşe Devredileceği

Kimin mülkiyetinden kimin adına geçeceği tereddüde yer vermeyecek biçimde yazılmalıdır.

Devrin Hukuki Nedeni

Taşınmaz devrinin hangi hukuki sebebe dayandığı mutlaka açıklanmalıdır:

  • Mal rejimi tasfiyesi
  • Maddi veya manevi tazminat
  • Yoksulluk nafakası
  • Bunların birlikte uygulanması
Devrin Zamanı

Tapu işleminin hangi tarihte veya hangi koşul gerçekleştiğinde yapılacağı açıkça belirlenmelidir.

Üçüncü Kişi Lehine Devir

Eşler, çocukları veya üçüncü kişiler lehine de taşınmaz devrini kararlaştırabilir. Bu tür düzenlemeler TBK m.129 kapsamında üçüncü kişi yararına sözleşme niteliği taşır.

Sınırlı Ayni Haklar

Mülkiyet dışında; intifa hakkı, oturma hakkı gibi ayni hakların kurulması da protokolde açıkça düzenlenebilir.

Protokolde “Tapu İptal ve Tescil” İbaresinin Yer Alması

Protokolde açıkça “tapu kaydının iptali ve … adına tesciline” şeklinde hüküm bulunmalıdır.

Örnek Protokol Maddesi

“Taraflar arasında mal rejiminin tasfiyesi kapsamında, iSTANBUL ili BEYOĞLU ilçesi … adresinde bulunan taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı ARZU YILMAZ (T.C. :44444444444444) adına tesciline karar verilmiştir.”

Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre bu tür hükümler tam üçüncü kişi yararına sözleşme niteliğindedir ve özellikle çocuk lehine yapılan düzenlemelerde çocuk doğrudan dava açabilir. Anlaşmalı boşanma sürecinizi bugün başlatın.

1.2. Mahkeme Kararında “Tescil” İbaresinin Önemi

Tapu müdürlükleri yalnızca kesinleşmiş ve hüküm fıkrasında açık tescil hükmü bulunan kararları uygulamaya alır.

Kararın hüküm kısmında mutlaka:

  • “Tapu kaydının iptaliyle … adına tesciline”
  • Taşınmazın tüm tapu bilgileri
  • Hangi eş lehine tescil yapılacağı

ifadeleri bulunmalıdır. Sadece “protokolün aynen tasdikine” şeklindeki kararlar, tapuda tek başına işlem yapılmasına olanak sağlamaz.

1.3. Kararda Tapu Devri Hükmü Yoksa Ne Olur?

Karar hükmünde tescil yer almıyorsa, doğrudan tapuda işlem yapılamaz. Bu durumda:

Seçenek 1: Rızaya Dayalı Devir

Diğer eş tapuya gelerek resmi işlem yapabilir.

Seçenek 2: Tapu İptal ve Tescil Davası

TMK m.716 uyarınca Aile Mahkemesinde açılacak dava ile mahkeme kararı alınması gerekir. Bu davada 10 yıllık zamanaşımı uygulanır.

2.Tapu Sicil Müdürlüğüne Başvuru

Kesinleşmiş boşanma kararından sonra tapu devri işleminin nasıl yapılacağı, kararın hüküm kısmında “tescil” ibaresinin bulunup bulunmamasına göre değişir. Uygulamada bu ayrım, işlemin otomatik mi yoksa taraf iradesiyle mi yapılacağını belirler.Boşanma sürecinizi riske atmayın, danışın. Profesyonel destekle süreci hızlandırın.

A) Kararda Açık “Tescil” Hükmü Bulunması

Mahkeme kararının hüküm fıkrasında “tapu kaydının iptali ile … adına tesciline” şeklinde açık bir ifade varsa:

  • Mahkeme kararı doğrudan Tapu Sicil Müdürlüğü’ne gönderir.
  • İcra ve İflas Kanunu m.28 gereğince tapu müdürlüğü re’sen işlem yapar.
  • Tarafların ayrıca başvuru yapmasına gerek kalmaz.
  • Lehtar eş tek başına tapuya gitmeden dahi tescil tamamlanabilir.

Bu yöntem, uygulamada en güvenli ve en hızlı tapu devri yöntemidir.

B) Kararda Tescil Yok, Sadece Protokole Atıf Varsa

Karar yalnızca “boşanma protokolünün onaylandığına” ilişkin hüküm içeriyor ve tescil kelimesi yer almıyorsa süreç farklı işler.

Bu durumda:

  • Mahkeme kararının kesinleşmesinden sonra taraflardan biri veya vekili Tapu Sicil Müdürlüğü’ne başvurabilir.
  • Her iki eşin birlikte hazır bulunması zorunludur.
  • Devir borçlusu eş tapuda bulunmazsa işlem yapılamaz.
  • Bu durumda devir alacaklısı eş, tapu iptal ve tescil davası açmak zorunda kalır.

Tapu İdaresinin Yaklaşımı

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü uygulamasına göre; kararda doğrudan tescil hükmü bulunmadıkça tapu idaresi resen işlem yapmaz ve tarafların kendi iradeleriyle resmi senet düzenleyerek devri gerçekleştirmesini ister.

Ayrıca Tapu Sicil Tüzüğü m.16/II gereğince, tapu işlemleri şarta veya vadeye bağlanamaz. Bu nedenle protokolde tapu devri belirli bir tarihe ya da koşula bağlanmışsa, tapu müdürlüğü bu koşulun gerçekleştiğini belgeyle görmeden işlem yapmaz.

2026 Uygulaması: Randevu Sistemi

2026 yılı itibariyle tapu müdürlüklerinde işlemler yalnızca WebTapu sistemi üzerinden randevu alınarak yürütülmektedir. Randevu alınmadan başvuru kabul edilmemektedir.

Anlaşmalı boşanma dilekçesi ve protokol örneği için hemen tıklayın.

Tapu Başvurusu İçin Gerekli Belgeler

ANLAŞALI BOŞANMA DAVASI AÇMAK İSTEYEN KİŞİLER

Tapu müdürlüğüne yapılacak başvuruda genellikle şu belgeler istenir:

  • Kesinleşme şerhli boşanma kararı,
  • Taşınmaza ait tapu belgesi,
  • Kimlik veya noter onaylı vekâletname,
  • Taşınmazın edinim tarihini gösterir belge (harç hesaplaması için),
  • Güncel emlak vergisi değeri belgesi,
  • Zorunlu deprem sigortası (DASK),
  • Harç ve döner sermaye ücretlerinin ödendiğine dair makbuzlar.

Tapu müdürlüğü, sunulan belgeleri ve mahkeme kararının infaza elverişli olup olmadığını denetler. Kararda belirsizlik varsa, işlem yapılmayabilir ve tarafların ayrıca tapu iptal ve tescil davası açması gerekebilir.

Anlaşmalı Boşanmada Arabanın Tescili Nasıl Yapılır?

1) En güvenli yol: Boşanma protokolü + Noterde satış/devir + Trafik tescil (ARTES)

Adım adım tipik prosedür:

  1. Anlaşmalı boşanma protokolüne aracı açıkça yazın
  • Plaka
  • Şasi (VIN) ve motor no (varsa)
  • Ruhsat seri no (varsa)
  • “Araç [Eş X]’e devredilecektir” ifadesi
  • Devir tarihi/son günü (örn. “boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 7 gün içinde”)
  • Masraflar (noter masrafı, sigorta, MTV, cezalar) kime ait?
  • Araç üzerinde rehin/haciz varsa nasıl kaldırılacak?
  • Araç kredisi/taşıt kredisi varsa kimin ödeyeceği?

Not: Protokolün hâkimce onaylanması önemlidir (TMK m.184).

  1. Anlaşmalı boşanma kararı kesinleşsin
  • Uygulamada birçok işlem “kesinleşme şerhi” arayabilir. (Her yerde kesinleşme aranmıyor gibi pratikler olsa da en temiz yol kesinleşme şerhli ilamla hareket etmektir.)
  1. Zorunlu trafik sigortasını yeni malik adına yaptırın
  • Trafik tescil belgesi düzenlenebilmesi için yeni malik adına geçerli zorunlu mali sorumluluk sigortası gerekir. (KTY m.37)
  1. Notere gidip satış/devir işlemini yapın
  • Araç eski malik adına kayıtlıysa, noterde satış/devir işlemi genellikle en sorunsuz yoldur.
  • Noter, devir işlemini sisteme bildirir; süreç ARTES üzerinden yürür.
  1. Tescil belgesi yeni malik adına düzenlenir
  • Noter bildirimi sonrası 1 ay içinde trafik tescil kuruluşu yeni malik adına araç tescil belgesini düzenler (KTY m.37).

Bu yolun avantajı: Sonradan “tescil yapılamadı / imza vermedi / sigorta yoktu” gibi sorunlar en aza iner.

2) Anlaşmalı boşanma protokolünde “araç bende kalacak” yazıyor ama karşı taraf notere gelmiyor: Ne yapılır?

Bu, en sık yaşanan problemdir. Böyle bir durumda hukuki seçenekler şunlardır:

A) Protokol ve boşanma ilamına dayalı eda/tescil davası (veya eda hükmünün icrası)

  • Protokolde açıkça “devir” borcu varsa ve hâkimce onaylanmışsa, bu metin borç doğuran anlaşma niteliği taşır.
  • Karşı taraf devri yapmıyorsa, mahkemeden tescil/teslime yönelik hüküm alınması hedeflenebilir.
  • Yargıtay uygulaması, protokolden doğan bu tip uyuşmazlıkların özel hukuk ilişkisi olduğunu kabul etmeye elverişlidir (13. HD kararı yukarıda).

B) Protokolde bedel ödemesi karşılığında devir gibi bir düzen varsa: alacak davası / icra takibi

  • Örn. “30.000 TL ödenince araç devredilecek” gibi şartlı hükümler varsa, önce şartın gerçekleştiği (ödeme) ispatlanır; sonra devir istenir.

C) Görevli mahkeme tartışması

  • Uyuşmazlığın niteliğine göre Aile Mahkemesi / Asliye Hukuk görev tartışması çıkabilir. Uygulamada protokol kaynaklı eda hükümlerinde dosyanın niteliğine göre farklı yaklaşımlar olabilmekte; bazı BAM kararlarında aile mahkemesi görevli kabul edilebilmektedir.

3) Protokol nasıl yazılırsa tescil süreci daha problemsiz olur?

Uygulamada şu “teknik ayrıntılar” büyük fark yaratır:

  1. Aracı tam tanımlayın: plaka + şasi no (VIN) + model/yıl.
  2. Devir için süre koyun: “Kesinleşmeden itibaren 3/7/15 gün içinde noterde devredilecektir.”
  3. Masrafları yazın: Noter masrafı, sigorta, devir harçları, varsa ceza/MTV kime ait?
  4. Araç üzerindeki yükleri yazın: kredi/rehin/haciz varsa nasıl çözülecek?
  5. Teslim-tesellüm düzeni: Anahtar, ruhsat, yedek anahtar, HGS/OGS, kasko poliçesi vb. ne zaman teslim?
  6. İcra kabiliyeti: Protokolün kararın hüküm fıkrasına geçirilmesi (mümkün olduğunca) ve onaylanması icrada yarar sağlar.
  7. Doğru adımı atmak için şimdi iletişime geçin. Bugün başvurun, belirsizliği bitirin.

Boşanmada Mal Paylaşımında Arabanın Değeri Nasıl Hesaplanır?

Boşanma süreci yalnızca duygusal olarak değil, hukuki ve ekonomik açıdan da oldukça zorlu bir dönemdir. Bu sürecin en kritik başlıklarından biri mal paylaşımı, özellikle de arabanın değeri meselesidir. Çünkü araç, çoğu zaman evden sonra eşler arasındaki en yüksek değere sahip malvarlığı unsurudur.

Bu yazıda, boşanma sürecinde arabanın değerinin nasıl belirlendiğini, hangi kriterlerin dikkate alındığını, aracın ortak mal mı kişisel mal mı sayılacağını ve tarafların hangi haklara sahip olduğunu adım adım açıklıyoruz.

Mal Paylaşımında Arabanın Hukuki Konumu

Araç, evlilik birliği içinde edinilmişse kural olarak edinilmiş mal sayılır ve her iki eş de bu araç üzerinde eşit pay hakkına sahiptir.

Araç kimin üzerine kayıtlı olursa olsun, mahkeme maddi kaynağın nereden geldiğine bakar. Tescil sadece karine oluşturur, belirleyici değildir.

Eğer araç:

  • Maaş,
  • Kira geliri,
  • Ticari kazanç

gibi evlilik süresince elde edilen gelirlerle alınmışsa, ortak mal kabul edilir ve değeri paylaşılır.

Arabanın Değeri Nasıl Tespit Edilir?

1. Bilirkişi İncelemesi

Mahkeme, aracın gerçek değerinin tespiti için bilirkişi görevlendirir. Bilirkişi;

  • Aracın modeli,
  • Üretim yılı,
  • Kilometresi,
  • Mekanik ve kozmetik durumu,
  • Hasar geçmişi,
  • Donanım seviyesi

gibi unsurları birlikte değerlendirerek objektif piyasa değerini belirler.

Değerleme tarihi, kural olarak karar duruşmasına en yakın tarihtir. Araç dava sürecinde satılmışsa, satıldığı günkü değer esas alınır.

2. Piyasa Araştırması ve Rayiç Değer

Bilirkişi, benzer araçların piyasadaki satış fiyatlarını da dikkate alarak rayiç bedeli tespit eder. Böylece araç için gerçekçi ve güncel bir değer ortaya çıkar.

Ayrıca araç her yıl için belirli oranda amortismana tabi tutulur. Araç yaşlandıkça değer düşer; bu da hesaplamaya yansıtılır.

Araç Ortak Mal mı, Kişisel Mal mı?

Ortak Mal

Evlilik süresince alınan ve ortak gelirle edinilen araçlar ortak maldır.
Boşanmada değeri ikiye bölünür.

Kişisel Mal

Araç;

  • Evlilikten önce alınmışsa,
  • Mirasla elde edilmişse,
  • Sadece bir eşe bağış olarak verilmişse,

kişisel mal sayılır ve paylaşılmaz.

Örneğin araç tamamen kadının düğünde takılan ziynetlerinin bozdurulmasıyla alınmışsa, araç tamamen kadının kişisel malıdır, tescil erkek eş üzerinde olsa bile.

Boşanmadan Önce Araba Satılırsa Ne Olur?

Eşlerden biri boşanma davasından önce veya dava sırasında aracı satarsa, bu durum diğer eşin hakkını ortadan kaldırmaz.

Mahkeme, aracın satıldığı tarihteki piyasa değerini esas alarak hesaplama yapar ve diğer eşe düşen pay ödenir.

Hatta araç, boşanma öncesindeki son 1 yıl içinde satılmışsa, mahkeme bunu mal kaçırma kapsamında değerlendirerek bedeli paylaşım hesabına dahil eder.

Dava Sırasında Araç Pert Olursa

Dava devam ederken araç kaza yapar ve pert olursa:

  • Sigorta şirketinin ödediği tazminat bedeli, aracın değeri kabul edilir.
  • Bu bedel üzerinden mal paylaşımı yapılır.
  • Aracı kullanan eşin kusurlu olması, diğer eşin alacak hakkını ortadan kaldırmaz.

Mal Rejiminin Önemi

Türkiye’de yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılma rejimidir.
Bu rejime göre edinilmiş malların değeri boşanmada yarı yarıya paylaşılır.

Ancak eşler evlilik sözleşmesiyle farklı bir mal rejimi seçmişse, paylaşım bu rejime göre yapılır.

Anlaşmalı Boşanma Ücreti ve Masrafları Nelerdir? (2026 )

Anlaşmalı boşanma, eşlerin boşanmanın tüm hukuki sonuçlarında uzlaşarak mahkemeye başvurmasıdır. Bu süreç, çekişmeli davalara kıyasla çok daha hızlı ve ekonomik ilerler. Ancak birçok kişi için en merak edilen konu “Anlaşmalı boşanma masrafı ne kadar?” sorusudur.

Anlaşmalı boşanma masrafları temel olarak iki ana kalemden oluşur:

  1. Avukatlık ücreti
  2. Yargılama giderleri (harç ve masraflar)

Aşağıda bu kalemleri ayrıntılı biçimde inceleyelim.

1. Anlaşmalı Boşanmada Avukatlık Ücretleri

2026 yılı itibarıyla yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre, anlaşmalı boşanma davalarında avukatlık ücreti en az 45.000 TL + KDV olarak belirlenmiştir.

Bu tutar alt sınırdır; avukatların bu rakamın altında ücret talep etmesi hukuken mümkün değildir. Ancak somut dosyanın niteliğine göre bu tutarın üzerine çıkılması son derece yaygındır.

Bölgesel Ücret Farklılıkları

Avukatlık ücretleri, baroların tavsiye tarifelerine ve bölgesel ekonomik koşullara göre değişkenlik gösterebilir.
Örneğin bazı büyükşehirlerde veya ekonomik hareketliliğin yüksek olduğu bölgelerde, anlaşmalı boşanma için talep edilen ücretler 150.000 – 250.000 TL bandına kadar çıkabilmektedir.

Anlaşmalı boşanma Davalarında Avukatlık Ücretini Etkileyen Unsurlar

Avukatlık ücretinin belirlenmesinde özellikle şu faktörler etkilidir:

  • Mal paylaşımı yapılıp yapılmaması
  • Nafaka ve tazminat düzenlemelerinin kapsamı
  • Protokolün hukuki karmaşıklığı
  • Avukatın deneyimi ve uzmanlığı
  • Dosyanın yürütüleceği şehir ve ekonomik koşullar

2. Dava Harçları ve Yargılama Masrafları

Anlaşmalı boşanma davalarında ayrıca mahkemeye ödenen zorunlu yargılama giderleri bulunmaktadır. Bu giderler:

  • Başvuru harcı
  • Peşin karar harcı
  • Tebligat ve dosya masrafları

Bu kalemler genellikle birkaç bin TL seviyesinde olup, avukatlık ücretine ek olarak ödenir.

2026 Yılı Anlaşmalı Boşanma Masraf Tablosu

Masraf KalemiOrtalama Tutar
Avukatlık Asgari Ücreti45.000 TL + KDV
Bölgesel Uygulamada Ortalama Avukat Ücreti150.000 – 270.000 TL + KDV
Mahkeme Harç ve Giderleri12.000 – 15.000 TL
Toplam Ortalama Maliyet50.000 – 275.000 TL + KDV

Protokolden Kaynaklanan Alacak Davaları

Boşanma protokolünden kaynaklanan alacak davası; anlaşmalı boşanma sürecinde tarafların üzerinde uzlaştıkları protokolde yer alan ödeme veya edim yükümlülüklerinin, eşlerden biri tarafından yerine getirilmemesi hâlinde açılan hukuki dava türüdür.

Başka bir ifadeyle; protokolde kararlaştırılmış bir borç ifa edilmezse, alacaklı eş bu hakkından vazgeçmiş sayılmaz ve mahkemeye başvurarak alacağını talep edebilir. Bu alacak;
nafaka, maddi-manevi tazminat, protokolde kararlaştırılan para ödemeleri veya taşınmaz devri gibi nakdî ya da aynî edimler olabilir.

Uygulamada sık karşılaşılan örneklerden biri, protokolde kararlaştırılan taşınmaz devrinin gerçekleştirilmemesidir. Yargıtay içtihatlarına göre bu durumda, devri gerçekleşmeyen taşınmazın bedeli belirlenerek parasal alacağa dönüştürülmesi ve alacak davası yoluyla talep edilmesi mümkündür.

Bu tür uyuşmazlıklarda protokol, taraflar arasında doğmuş özel bir borç ilişkisi oluşturur. Dolayısıyla protokol hükümlerine aykırılık, hukuken sözleşmeye aykırılık niteliği taşır ve alacak davasına konu olur.TMK m.166/3 uyarınca yapılan anlaşmalı boşanmada protokol, hâkim tarafından onaylandığı anda mahkeme kararının ayrılmaz parçası hâline gelir ve bağlayıcı hüküm doğurur. Bu nedenle protokoldeki taahhütler sıradan bir sözleşme hükmü değil, mahkeme güvencesi altında bir yükümlülük niteliği taşır.

Boşanma Protokolünden Kaynaklanan Alacak Davasında Görevli Mahkeme

Protokol mahkeme kararına açık şekilde geçirilmişse ve boşanma hükmü içinde yer alıyorsa, uyuşmazlık Aile Mahkemesi görev alanına girer. Yargıtay uygulaması da çoğunlukla bu yöndedir.

Ancak protokoldeki edimler hüküm altına alınmamış, sadece taraflar arasında borç ilişkisi şeklinde kalmışsa, uyuşmazlık Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından Borçlar Kanunu hükümlerine göre çözümlenebilir.

Davacı eş; protokol metni, kesinleşmiş boşanma kararı, tapu kayıtları, bilirkişi raporları ve diğer delillerle alacağını ispat eder. Mahkeme alacağın varlığını tespit ederse hüküm kurar ve bu hüküm ilamlı icra yoluyla tahsil edilebilir.

Taşınmaz Devri Yerine Getirilmezse

Protokolde kararlaştırılan tapu devri yapılmazsa, alacaklı eş:

  • taşınmaz bedelinin parasal karşılığını alacak davasıyla talep edebilir,
  • veya doğrudan tapu iptal ve tescil davası açabilir.

Bu dava, protokolden doğan edim borcunun ifa edilmemesine dayanır ve uygulamada Aile Mahkemesi’nde, 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde açılır.

Harç ve Yargılama Giderleri

Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, boşanma protokolünden kaynaklanan alacak davaları maktu harca tabidir.
Bu davalarda nispi harç değil, sabit (maktu) harç ve maktu vekâlet ücreti uygulanır.

Boşanma protokolünden kaynaklanan alacak davalarında, protokolün içeriği ve tarafların iradeleri büyük önem taşır.

Anlaşmalı Boşanmada Avukatın Önemi

Anlaşmalı boşanma, her ne kadar tarafların uzlaşmasıyla yürüyen bir süreç gibi görünse de, hukuki sonuçları bakımından son derece ciddi ve teknik bir işlemdir. Bu nedenle anlaşmalı boşanma sürecinde bir avukatla çalışmak, yalnızca kolaylık değil; çoğu zaman telafisi mümkün olmayan hak kayıplarını önleyen temel bir güvencedir.

1. Protokol Hataları Yıllarca Sürebilecek Davalara Yol Açabilir

Uygulamada en sık karşılaşılan sorun, tarafların internetten buldukları hazır protokollerle süreci yürütmeye çalışmalarıdır. Oysa protokolde yapılacak küçük bir ifade hatası bile;

  • Nafakanın ileride talep edilememesine,
  • Taşınmaz veya araç devrinin yapılamamasına,
  • Tazminat haklarının kaybedilmesine,
  • İkinci bir dava açmak zorunda kalınmasına

neden olabilmektedir. Deneyimli bir anlaşmalı boşanma avukatı, protokolü hem hukuka hem uygulamaya uygun şekilde hazırlayarak bu riskleri ortadan kaldırır.

2. Hakim Kararının Doğru Kurulmasını Sağlar

Birçok kişi, protokol imzalandıktan sonra her şeyin tamamlandığını düşünür. Oysa asıl belirleyici olan, mahkeme kararının hüküm kısmının nasıl yazıldığıdır.
Özellikle tapu devri, nafaka ve tazminat gibi konularda hüküm kısmına yanlış veya eksik ifade girmesi, kararın icrasını imkânsız hâle getirebilir.

Avukat, hâkimin kararında bu hükümlerin infaza elverişli şekilde kurulmasını sağlar.

3. Aynı Gün Boşanma İhtimalini Artırır

Eksiksiz hazırlanan dilekçe ve protokol sayesinde, birçok anlaşmalı boşanma davası tek celsede ve aynı gün sonuçlanabilmektedir.
Avukat desteği olmayan dosyalarda ise eksiklikler nedeniyle duruşma ertelenmekte ve süreç uzamaktadır.

4. Tarafları Gelecekteki Uyuşmazlıklardan Korur

Boşanma yalnızca bugünü değil, yıllar sonraki ekonomik ve hukuki ilişkileri de etkiler.
Doğru hazırlanmış bir protokol, ileride açılabilecek:

  • Alacak davalarını,
  • Nafaka uyuşmazlıklarını,
  • Tapu ve araç davalarını

önceden engeller.

Sıkça Sorulan Sorular

Anlaşmalı boşanma kararından sonra tapu devri ne kadar sürede yapılır?

Mahkeme kararında açık şekilde “tapu iptal ve tescil” hükmü varsa, karar kesinleştikten sonra tapu müdürlüğü çoğu zaman birkaç iş günü içinde tescil işlemini tamamlar.

Boşanma protokolü tek başına tapu devri için yeterli midir?

Hayır. Boşanma protokolü tek başına tapu müdürlüğünde doğrudan işlem yapılmasını sağlamaz. Asıl belirleyici olan, mahkeme kararının hüküm kısmında tapu devrine ilişkin açık tescil hükmü bulunmasıdır.

Diğer eş tapuya gelmezse ne yapılır?

Kararda tescil hükmü yoksa ve diğer eş tapuya gelmiyorsa, devir alacaklısı eş Aile Mahkemesinde tapu iptal ve tescil davası açmak zorundadır. Bu dava, boşanma protokolüne dayalı edim ifası talebidir.

Boşanma kararında “protokolün aynen kabulüne” denmişse tapu işlemi yapılır mı?

Hayır. Yalnızca protokolün kabul edilmiş olması, tapu müdürlüğünün resen işlem yapması için yeterli değildir. Karar hükmünde “tescil” ibaresi yoksa tapu müdürlüğü işlem yapmaz.

Çocuk lehine tapu devri yapılabilir mi?

Evet. Anlaşmalı boşanmada çocuk lehine taşınmaz devri mümkündür.

Anlaşmalı boşanmada aynı gün boşanılır mı?

Evet. Tüm evraklar hazırsa aynı gün boşanma olur.

Anlaşmalı boşanma kaç gün sonra kesinleşir?

Anlaşmalı boşanmada gerekçeli karar yazıldıktan sonra tebligat yapılır. Tebliğ yapıldıktan sonra 2 hafta istinaf kanun yoluna başvuru için süre beklenir. Başvuru olmazsa karar kesinleşir

Anlaşmalı Boşanma avukat ücreti ne kadar ?

Anlaşmalı Boşanma avukat ücreti 2026 yılı itibari ile en az 45.000 TL’dir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir