İçeriğe geç

Tanıma Tenfiz Davası 2026 ( Yabancı Boşanma Kararının Türkiye’de Tanınması)

Tanıma tenfiz davası, yurt dışında kesinleşen boşanma, ayrılık, evliliğin iptali/butlanı gibi aile hukuku kararlarının Türkiye’de geçerli ve icra edilebilir hâle getirilmesi için açılan davadır. Böylece ikinci kez Türkiye’de boşanma davası açmaya gerek kalmaz; yabancı mahkeme kararı Türkiye’de de sonuç doğurur.

Kısaca: Yurt dışında boşanan kişinin nüfus kaydının Türkiye’de de “boşanmış” görünmesi ve kararın hukuki sonuçlarının (ör. velayet, nafaka, mal rejimiyle ilgili icrai hususlar) Türkiye’de uygulanabilmesi için tanıma/tenfiz gerekir. Yabancı Boşanma Kararının Türkiye’de Tanınmasına tanıma denir.

Çoğu boşanma dosyasında, “boşanma” yönünden tanıma, nafaka/velayet/kişisel ilişki gibi icrai kısımlar için tenfiz birlikte talep edilir.

Makale İçindekiler

Tanıma ve Tenfiz Davası Nedir?

Yurt dışında verilen bir mahkeme kararının Türkiye’de resmî olarak geçerli sayılabilmesi için tanıma ve tenfiz davasının açılması zorunludur. Bu dava açılmadığı sürece, yabancı ülkede alınmış kararlar Türkiye’de hukuki sonuç doğurmaz.

Örneğin, bir çift yurt dışında boşanmış olsa bile, tanıma ve tenfiz işlemleri yapılmadığı müddetçe Türkiye’de hâlen evli sayılırlar. Bu durum, hem hukuki hem de sosyal açıdan önemli sonuçlar doğurur:

  • Çift Türkiye’de resmî olarak evli göründüğü için yeniden evlenemez.
  • Boşanma hükmü Türkiye’de geçerli sayılmadığından, taraflar birbirlerinin mirasçısı olmaya devam eder.
  • Yabancı mahkemenin verdiği nafaka, tazminat, velayet, ortak velayet veya mal paylaşımı gibi haklar Türkiye’de uygulanamaz.

Tanıma ve tenfiz, birbirinden farklı işlemlerdir.

  • Tanıma, yabancı mahkeme kararının Türk hukuk düzeni tarafından kabul edilmesi anlamına gelir.
  • Tenfiz ise bu kararın Türkiye’de icra edilebilir hâle getirilmesidir.

Her iki işlem birlikte tamamlandığında, yabancı ülkede verilen karar Türkiye’de de geçerli olur ve tüm hukuki sonuçlarını doğurur. 2026 Tanıma Tenfiz Davası sürecinizi başlatmak için hemen bizimle iletişime geçin!

Tanıma Davası Nedir?

Tanıma davası, yabancı bir ülke mahkemesi tarafından verilen kararın Türkiye’de geçerli bir hüküm olarak kabul edilmesini sağlayan hukuki bir süreçtir. Bu karar, tanıma işlemi tamamlandıktan sonra, Türkiye’de verilmiş bir mahkeme kararıyla aynı etkiye sahip olur.

Tanıma, özellikle uluslararası özel hukuk alanında önemli bir yere sahiptir. Yabancı mahkeme kararının tanınması, o kararla ortaya çıkan hukuki durumun Türkiye’de de resmen kabul edilmesi anlamına gelir. Örneğin; yurt dışında boşanmış bir çift, Türkiye’de sadece tanıma davası açarak boşanma kararını bildirebilir ve bu işlemle birlikte Türkiye’de de boşanmış sayılırlar.

Tanıma ve Tenfiz Arasındaki Fark

Tanıma ve tenfiz davaları sıklıkla bir arada anılsa da teknik açıdan farklı hukuki işlemlerdir:

Tanıma

  • Yabancı mahkeme kararının Türkiye’de hukuki olarak geçerli sayılmasıdır.
  • İcra gerektirmeyen kararlar için yeterlidir.
    (Örneğin boşanma kararının bildirilmesi.)

Tenfiz

  • Yabancı kararın Türkiye’de icra edilebilir hâle gelmesidir.
  • Nafaka, tazminat, mal paylaşımı gibi icra gerektiren hükümlerde zorunludur.

Bu nedenle, boşanmada sadece tanıma yeterli olabilirken; nafaka, velayet, mal paylaşımı gibi kararların Türkiye’de geçerlilik kazanması için mutlaka tenfiz de gerekir.

Tenfiz Davası Nedir?

Tenfiz davası, yabancı bir ülke mahkemesi tarafından verilen ve icra edilmesi gereken kararların Türkiye’de geçerli hâle gelmesini sağlayan hukuki süreçtir. Özellikle tazminat, nafaka, velayet, mal paylaşımı gibi uygulamaya yönelik kararların Türkiye’de icra edilebilmesi için mutlaka tenfiz kararı alınmalıdır.

Örneğin, yabancı bir mahkeme bir kişiyi tazminat ödemeye mahkûm ettiyse, bu karar Türkiye’de doğrudan icra edilemez. Önce Türk mahkemelerinde tenfiz davası açılarak kararın kabul edilmesi gerekir. Tenfiz kararı verildikten sonra ilam icra dairesine sunulabilir ve tazminat tahsil süreci başlatılabilir.

Vasilik Kararlarında Tenfiz ve Tanıma

Vasilik (vesayet) kararları, diğer yabancı ilamlar gibi doğrudan tanınıp tenfiz edilemeyebilir. Türk mahkemeleri bu tür dosyalarda kararı reddetme ya da yeniden yargılama yoluna gitme hakkına sahiptir. Bunun temel nedeni, vasi atanacak kişinin yakınlarının varsa itirazlarının değerlendirilmesinin zorunlu olmasıdır.

Bu nedenle:

  • Mahkeme vasi atanacak kişinin yakınlarına dava dilekçesi tebliğ eder.
  • Yakınlar isterlerse davaya katılıp görüşlerini sunabilirler.
  • Bu süreç çoğu zaman uygulamada bilgi eksikliği nedeniyle yanlış beklentilere yol açmaktadır.

Süre kaybetmemek ve doğru yönlendirme almak için, bu alanda deneyimli bir hukuk bürosundan profesyonel destek almak büyük önem taşır. Yabancı ülkedeki boşanma kararınızı Türkiye’de geçerli kılmak için 2026 Tanıma Tenfiz Davası başvurunuzu bugün yapın!

Yurtdışında Verilen Boşanma Kararının Tanınması Şartları

Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 50. maddesi, yabancı mahkeme kararlarının Türkiye’de icra edilebilmesi için tenfiz zorunluluğunu açıkça belirtir. Buna göre:

1. Yabancı mahkemelerden verilen ve o ülke hukukuna göre kesinleşmiş olan hukuk davalarına ilişkin ilamların Türkiye’de icra edilebilmesi için Türk mahkemelerinden tenfiz kararı alınması şarttır.

2. Yabancı ceza mahkemelerinin ilamlarında yer alan kişisel haklara ilişkin hükümler de tenfiz edilmek üzere Türk mahkemelerine getirilebilir.

Bu maddeye göre tenfiz davası açılabilmesi için şu şartların karşılanması gerekir:

  • Kararın özel hukuka ilişkin olması,
  • Yabancı ülkede kesinleşmiş olması,
  • Yetkili Türk mahkemesine usule uygun şekilde başvuru yapılması,
  • Kararın Türk kamu düzenine aykırı olmaması.

Hangi Mahkemede Tenfiz Davası Açılır?

Tenfiz davaları, asliye hukuk mahkemesinde veya kararın niteliğine göre asliye ticaret mahkemesinde açılır.

Yabancı ceza mahkemelerinin verdiği cezaların Türkiye’de doğrudan uygulanması ise MÖHUK kapsamına girmediğinden mümkün değildir; ancak ceza ilamındaki kişisel haklar (tazminat gibi) tenfize konu olabilir. Boşanma, nafaka veya velayet kararınızın Türkiye’de tanınması için 2026 Tanıma Tenfiz Davası talebinizi hemen başlatın!

Tanıma ve Tenfiz Sürecinde Profesyonel Destek Şarttır

Yabancı bir ülkede alınan boşanma, nafaka veya velayet kararlarının Türkiye’de geçerlilik kazanması oldukça teknik ve hassas bir süreçtir. Bu işlemler, hem uluslararası tebligat kurallarını hem de Türk hukukundaki tanıma–tenfiz şartlarını doğru şekilde uygulamayı gerektirir. Yanlış adres bildirimi, usulsüz tebligat, eksik apostil, hatalı çeviri, kesinleşme şerhi eksikliği gibi basit görünen hatalar bile davanın aylarca ertelenmesine veya reddedilmesine yol açabilir. Bu nedenle sürecin başından sonuna kadar mutlaka bir avukatla çalışmanız, hak kaybı yaşamamak ve kararın Türkiye’de sorunsuz şekilde uygulanmasını sağlamak açısından büyük önem taşır. Alanında uzman bir avukat, belgelerinizin doğru hazırlanmasını, uluslararası tebligatın usulüne uygun yapılmasını ve sürecin hızlı sonuçlanmasını sağlayarak size büyük bir zaman ve emek kazandırır.

Örneklerle Tanıma – Tenfiz Farkı

1. Boşanma Kararı

  • Tanıma:
    Almanya’da boşanan bir çiftin boşanma kararının Türkiye’de geçerli sayılması. Nüfus kayıtları güncellenir.
  • Tenfiz:
    Eğer kararda nafaka, tazminat, velayet düzenlemesi varsa bunların Türkiye’de uygulanabilmesi için tenfiz gerekir.

2. Nafaka Kararı

  • Tanıma:
    Tek başına yeterli değildir. Nafaka icra gerektirdiği için tanıma yapılsa bile işlem yapılamaz.
  • Tenfiz:
    Almanya’da hükmedilen nafaka, tenfiz edildikten sonra Türkiye’de icra dairesine gönderilebilir ve tahsilat yapılır.

3. Tazminat Kararı

  • Tanıma:
    Tazminat icra gerektirdiği için tanıma tek başına sonuç doğurmaz.
  • Tenfiz:
    Yabancı mahkeme tazminata hükmettiyse Türkiye’de tahsil edebilmek için mutlaka tenfiz gerekir.

4. Mal Paylaşımı

  • Tanıma:
    Mal paylaşımı kararının Türkiye’de sadece hukuken tanınması yeterli değildir.
  • Tenfiz:
    Mal paylaşımı kararının icra edilebilmesi için tenfiz zorunludur.

5. Sadece Durum Bildiren Kararlar

Örneğin:

  • Evlat edinme
  • Vasi atanması (bazı durumlarda)
  • Kişisel durum kararları

Tanıma yeterli olabilir, çünkü bunlar icra gerektirmez. 2026 Tanıma Tenfiz Davası ile tüm haklarınızı koruyun—uzman ekibimizle hemen irtibata geçin!

Tanıma ve Tenfiz Davası Açmak İçin Gerekli Evraklar Nelerdir?

Tanıma ve tenfiz davası açılabilmesi için, yabancı bir mahkeme tarafından verilmiş kararın hem kesinleşmiş hem de usule uygun şekilde tebliğ edilmiş olması gerekir. Bu karar, tarafların taleplerine ilişkin yabancı mahkeme tarafından verilen ve hukuki sonuç doğuran ilam niteliğindedir.

Aşağıda bu davalar için gerekli tüm belgeler ayrıntılı şekilde açıklanmıştır:

1. Kimlik Belgeleri

  • Pasaport veya Nüfus Cüzdanı Fotokopisi
    Davacı tarafın kimliğini yansıtan belgelerin fotokopisi başvuru dosyasına eklenmelidir.

2. Yabancı Mahkeme Kararı (Boşanma, Nafaka, Velayet vb.)

Boşanma Kararı

Boşanma, kişilerin medeni hâlini değiştiren temel bir karar olduğu için tanıma davasının konusunu oluşturur.

  • Boşanma kararının Türkiye’de nüfusa işlenmesi tanıma ile sağlanır.

Feri (İkincil) Kararlar

Boşanmayla birlikte verilen:

  • Velayet,
  • Nafaka,
  • Tazminat,
  • Mal paylaşımı

gibi kararlar icra gerektirdiğinden mutlaka tenfiz davası ile Türk mahkemeleri tarafından onaylanmalıdır.

3. Yabancı Mahkeme İlamının Kesinleşme Şerhi

Bir kararın hüküm doğurabilmesi için yabancı mahkemede kesinleşmesinin tamamlanmış olması şarttır.
Bu belge:

  • Karara karşı itiraz/temyiz yolunun kapandığını,
  • Kararın kesin hüküm niteliği kazandığını,

gösterir.

Kesinleşme şerhi aslı veya apostil onaylı şekilde alınmalıdır. Aksi hâlde Türkiye’de dava açılamaz.

4. Apostil Şerhi

Yabancı mahkemenin aldığı kararın Türkiye’de geçerli olabilmesi için Lahey Apostil Şerhi taşıması şarttır.
Bu şerh:

  • Belgenin düzenlendiği ülkede resmi ve geçerli olduğunu belgeleyen uluslararası doğrulama sistemidir.

5. Yeminli Tercüme ve Noter/Konsolosluk Onayı

Yabancı mahkeme kararı ve kesinleşme/apostil şerhli belgeler:

  • Yeminli tercüman tarafından Türkçeye çevrilmelidir.
  • Çeviri mutlaka noter veya Türk konsolosluğu tarafından onaylanmalıdır.

Bu işlem, belgenin Türkiye’de kullanılabilir olduğunu hukuken geçerli kılar.

Tanıma ve Tenfiz Taleplerinde Görevli Mahkeme

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 383. maddesi, çekişmesiz yargı işlerinde kural olarak sulh hukuk mahkemelerinin görevli olduğunu düzenler. Ancak bu kural, kanunda aksine bir düzenleme bulunmaması halinde geçerlidir. Başka bir ifadeyle, bazı çekişmesiz yargı talepleri için kanun açıkça farklı bir mahkemeyi görevlendirmiş olabilir.

Tanıma ve tenfiz talepleri bu istisnalardan biridir. Her ne kadar tanıma ve tenfiz istemleri hukuki niteliği bakımından çekişmesiz yargı kapsamına girse de, bu başvurular için görevli mahkeme sulh hukuk değil, asliye mahkemeleridir. Dolayısıyla yabancı mahkeme kararlarının tanınması veya tenfizi için ilgili başvuru mutlaka Asliye Hukuk Mahkemesi ya da konuya göre Aile Mahkemesi sıfatıyla görev yapan mahkemelere yapılmalıdır.

Bu özel düzenleme, tanıma ve tenfiz taleplerinin çekişmesiz yargı niteliğini ortadan kaldırmaz; yalnızca görevli mahkemenin belirlenmesinde kanunun koyduğu istisnayı ifade eder. Yabancı mahkeme kararınızı hızla Türkiye’de geçerli hâle getirmek için 2026 Tanıma Tenfiz Davası başvurusu yapın!

Tanıma ve Tenfiz Davası Yetkili Mahkeme

Tanıma ve tenfiz kararları açısından yetki konusu değerlendirildiğinde, MÖHUK m. 51/2 açık bir şekilde yetkili mahkemeyi belirlemiştir. Buna göre, tenfiz talebinin yöneltildiği kişinin Türkiye’deki yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Eğer ilgili kişinin Türkiye’de yerleşim yeri bulunmuyorsa, bu durumda sakin olduğu yer mahkemesi yetkili kabul edilir. Hem yerleşim yeri hem de sakin olunan yer Türkiye’de mevcut değilse, tanıma ve tenfiz talepleri Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden herhangi birinde açılabilir.

Diğer yandan, HMK bakımından çekişmesiz yargı işleri yönünden yetkili mahkeme, HMK m. 384 hükmüne göre belirlenmiştir. Buna göre, kanunda aksi bir düzenleme bulunmadıkça, talepte bulunan kişinin veya ilgililerden herhangi birinin oturduğu yer mahkemesi yetkilidir.

Her iki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, tanıma ve tenfiz taleplerinin çekişmesiz yargı kapsamında ele alınmasına ilişkin yapılacak yorumlarda, HMK ile MÖHUK arasındaki yetki farkının kuralı bozan bir çelişki oluşturmadığı görülür. Bu farklılık, esasında genel kuralın değil, özel düzenlemenin önceliği kapsamında ortaya çıkan doğal bir istisna niteliğindedir.

Tanıma ve Tenfiz Taleplerinde Taraf Ehliyeti

Tanıma ve tenfiz taleplerinde kimlerin başvuru yapabileceği konusu, 2675 sayılı eski MÖHUK döneminde açık şekilde düzenlenmediğinden uygulamada çeşitli tereddütler yaşanmıştır. Bu belirsizliği gidermek amacıyla, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun yeni dönemde konuya ilişkin net bir düzenleme getirmiştir. Yabancı mahkeme kararının Türkiye’de sonuç doğurması bakımından hukuki yararı olan herkes başvuru yapabilir.

MÖHUK m. 52/1 hükmü şu şekildedir:

“Kararın tenfiz edilmesinde hukuki yararı bulunan herkes tenfiz isteminde bulunabilir.”

Bu hükümle birlikte, tanıma ve tenfiz talebinde bulunabilecek kişilerin kapsamı açıkça belirlenmiştir. Buna göre:

  • Yabancı mahkemede görülen davanın doğrudan tarafı olan kişiler (davacı veya davalı) gibi,
  • Kararın Türkiye’de tanınması veya tenfiz edilmesi konusunda hukuki yararı bulunan ancak davanın yabancı ülkedeki tarafı olmayan kişiler de

Türk mahkemelerinde tanıma veya tenfiz talebinde bulunabilirler.

Başka bir ifadeyle, önemli olan kişinin yabancı mahkeme kararından doğrudan veya dolaylı şekilde etkilenmesi, yani karardan kaynaklı hukuki yararının bulunmasıdır.

Yargıtay Uygulaması

Yargıtay da bu geniş yorumu benimsemiştir. Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bir kararında, yabancı mahkeme kararının tenfizini isteyen kişinin ilgili kararın tarafı olmamasına rağmen, mirasçılık ilişkisi nedeniyle hukuki yararı bulunduğunu açıkça belirtmiştir:

“Dosyaya sunulan veraset ilamına göre, davacının davalı ile birlikte müteveffa Kamile’nin mirasçısı olduğu, bu durumda davacının tenfiz talep etmekte hukuki yararının bulunduğu anlaşılmaktadır. 5718 sayılı Kanun dikkate alınarak deliller toplanmalı ve buna göre karar verilmelidir. Husumet yönünden davanın reddi usul ve yasaya aykırıdır.”

Bu karar ile Yargıtay, tanıma ve tenfiz talebinde bulunabilecek kişiler bakımından hukuki yarar ilkesinin belirleyici olduğunu bir kez daha teyit etmiştir.

Tanıma ve Tenfiz Davasında Basit Yargılama Usulü

Tanıma ve tenfiz taleplerinde basit yargılama usulünün uygulanması, kanun koyucunun bu tür taleplerin mümkün olan en kısa sürede sonuçlandırılmasını hedeflediğini açık biçimde göstermektedir. Bu dava türlerinde amaç, yabancı mahkeme kararının esası üzerinde yeniden yargılama yapmak değil, kararın MÖHUK’ta öngörülen tanıma ve tenfiz şartlarına uygun olup olmadığını tespit etmektir.

Bu nedenle mahkeme, tanıma ve tenfiz taleplerinde:

  • Yabancı kararın şekil şartlarına uyup uymadığını,
  • Kararın kesinleşmiş olup olmadığını,
  • Kararın Türk kamu düzenine aykırılık içermediğini,
  • MÖHUK’ta belirtilen diğer tenfiz ve tanıma koşullarını

inceler; ancak esasa ilişkin hiçbir değerlendirme yapmaz. Yani Türk mahkemesi yabancı ülkede verilmiş kararın doğruluğunu, haklılığını veya adaletini yeniden tartışmaya açmaz.

Bu yaklaşım, tanıma ve tenfiz başvurularının dava olarak değil, “talep ve bu talebe bağlı olarak verilen bir mahkeme kararı” şeklinde nitelendirilmesini güçlendirmektedir. Dolayısıyla, bu istemlerin çekişmeli bir dava yaratması değil, mevcut uyuşmazlığın süratle çözümlenmesi amaçlanmıştır.

Kanun koyucu, yabancı mahkeme kararlarının Türkiye’de hızla hukuki sonuç doğurmasını sağlamak için tanıma ve tenfiz işlemlerinde daha sade ve hızlandırılmış bir usul benimsemiş; böylece hem tarafların gereksiz zaman kaybının önüne geçilmiş hem de usul ekonomisi korunmuştur.

Tanıma Tenfiz Davası Mahkeme Masrafı 2026

Yabancı bir mahkemede kesinleşmiş boşanma kararının Türkiye’de geçerlilik kazanabilmesi için tanıma tenfiz davası açılırken belirli miktarda harç ve gider avansı yatırılması zorunludur.

Sadece boşanma kararının Türkiye’de tanınmasını amaçlayan başvurularda maktu (sabit) harç uygulanırken, boşanma ile birlikte nafaka, tazminat, velayet veya mal paylaşımı gibi icra gerektiren hükümlerin de Türkiye’de geçerli olmasını sağlayacak tenfiz davalarında ise ücretlendirme nispi harç üzerinden yapılır. Nispi harç, davanın içeriğinde yer alan ekonomik değere göre değişir.

Bunlara ek olarak, tanıma tenfiz davası sırasında yurtdışına tebligat gönderilmesi gerekiyorsa, bu işlem hem süreyi uzatır hem de toplam dava masraflarını artırır. Bu nedenle, tebligatın yapılacağı ülke, usulü ve posta ücretleri davanın maliyetini doğrudan etkiler.

Tanıma Tenfiz Davalarında Tebligat (2026 )

Tanıma tenfiz davalarında tebligatın usulüne uygun yapılması, davanın ilerleyebilmesi için zorunlu bir dava şartıdır. Tebligatın doğru adrese, doğru yöntemle ve mevzuata uygun şekilde gerçekleştirilmesi, hem tarafların savunma hakkının korunması hem de verilen kararın geçerliliği açısından büyük önem taşır.

Tebligat süreci, tebligat yapılacak kişinin Türk vatandaşı mı yoksa yabancı ülke vatandaşı mı olduğuna göre farklılık gösterir.

1. Türk Vatandaşlarına Tebligat

Yurt dışında bulunan Türk vatandaşlarına yapılacak tebligatlar, Türkiye Cumhuriyeti büyükelçilikleri ve konsoloslukları aracılığıyla gerçekleştirilir.

  • Tebligat, ilgili temsilciliğe ulaştıktan sonra muhataba bildirilir.
  • 30 gün içinde tebligat alınmazsa, kanunen tebliğ edilmiş sayılır.
    Bu durum, muhatabın bildirim almamış olsa bile hukuken tebligatın yapılmış kabul edildiği anlamına gelir.

Bu düzenleme, yargılamanın gereksiz yere uzamasını engellemek amacıyla uygulanır.

2. Yabancı Ülke Vatandaşlarına Tebligat

Yabancı ülke vatandaşlarına yapılacak tebligatlar, o kişinin bulunduğu ülkedeki yetkili makamlar ve konsolosluklar aracılığıyla gerçekleştirilir.

  • Tebligat ulaştırılmaya çalışılır; ancak muhataba fiilen ulaşılamazsa, tebligat işleminden 30 gün sonra tebliğ edilmiş sayılır.
  • Bu sayede karşı tarafa ulaşamama ihtimali davanın sürmesine engel olmaz.

Duruşma Tebligatlarında Özel Süre Kuralı

Yabancı ülke vatandaşlarına duruşma günü bildirilecekse, kişinin duruşmaya hazırlanabilmesi ve savunma hakkını kullanabilmesi için tebligatın en az 3 ay önce yapılması gerekir.

Bu süre, özellikle yabancı tarafa tebligatın uluslararası prosedürler nedeniyle daha uzun sürebileceği dikkate alınarak belirlenmiştir.

Boşanma Tanıma Tenfiz Davası Nedir?

(Yabancı Boşanma Kararlarının Türkiye’de Geçerli Hale Getirilmesi)

Yurt dışında bir mahkeme tarafından verilen boşanma kararlarının Türkiye’de hukuki sonuç doğurabilmesi için mutlaka tanıma veya tenfiz davası açılması gerekir. Bu işlemler yapılmadığı sürece, yabancı ülkedeki boşanma Türkiye’de geçerli kabul edilmez ve kişiler Türk hukukuna göre hâlâ evli görünmeye devam eder.

Tanıma Tenfiz Davası Ne Anlama Gelir?

Tanıma

Yabancı mahkemenin vermiş olduğu boşanma kararının Türkiye’de geçerli bir boşanma kararı olarak kabul edilmesi işlemidir.

  • Sadece boşanmanın tescili isteniyorsa tanıma yeterlidir.
  • Bu işlem nüfus kayıtlarının güncellenmesini sağlar.

Tenfiz

Eğer yabancı boşanma kararının içinde:

  • Nafaka,
  • Velayet,
  • Kişisel ilişki,
  • Maddi / manevi tazminat,
  • Mal paylaşımı

gibi icra edilmesi gereken hükümler bulunuyorsa, bu kısımların Türkiye’de uygulanabilmesi için tenfiz kararı alınması gerekir.

Kısaca:
Boşanmanın geçerli olması = Tanıma
Nafaka, tazminat, velayet, mal paylaşımı uygulanacaksa = Tenfiz

Neden Boşanma Tanıma Tenfiz Davası Açılmalıdır?

Yurt dışında boşanmanız Türkiye’de otomatik olarak geçerli sayılmaz. Bu nedenle tanıma–tenfiz işlemleri yapılmadığında ortaya çıkan sonuçlar şunlardır:

1. Türkiye’de hâlâ evli görünürsünüz

  • E-devlet ve nüfus kayıtlarında evliliğiniz devam eder.
  • Türkiye’de yeni bir evlilik yapamazsınız.

2. Mirasçılık devam eder

  • Taraflar birbirinin yasal mirasçısı olmaya devam eder.
  • Ölüm halinde istemediğiniz hukuki sonuçlar doğabilir.

3. Nafaka, tazminat, velayet gibi hükümler uygulanmaz

  • Yurt dışındaki kararın fer’i hükümleri Türkiye’de icra edilemez.
  • Çocuğun velayeti veya nafaka Türkiye’de geçersiz kabul edilir.

4. Hak kaybı ve cezai sorumluluk riski doğabilir

  • Türkiye’de evli göründüğünüz için başka biriyle evlenmeye çalışmanız, resmî nikâhta engel teşkil eder.

Bu nedenle, yurt dışında boşanan Türk vatandaşlarının veya karma evlilik yapan kişilerin mutlaka Türkiye’de boşanma tanıma tenfiz davası açması zorunludur.

Boşanma Tanıma Tenfiz Davası Ne Sağlar?

✔ Türkiye’de boşanmanın resmen tanınmasını sağlar.
✔ Nüfus kayıtları güncellenir.
✔ Nafaka, velayet, mal paylaşımı gibi hükümler Türkiye’de icra edilebilir hâle gelir.
✔ Tarafların medeni hâli “bekâr” olarak düzeltilir.
✔ Gelecekte yapılacak resmi işlemlerde (evlilik, miras, mal paylaşımı vb.) hukuki belirsizlikler ortadan kalkar.

Boşanmada TanımaTenfiz Şartları Nelerdir?

Yabancı bir ülkede verilen boşanma kararının Türkiye’de geçerli olabilmesi için tanıma ya da tenfiz davası açılır. Ancak bu davaların kabul edilebilmesi için Türk hukuku bazı temel şartların sağlanmasını zorunlu kılmıştır.

Aşağıda boşanma tanıma tenfiz davalarında aranan tüm şartlar açıklanmıştır:

1. Yabancı Mahkeme Kararı Olmalıdır

Tanıma tenfiz davasının temel koşulu, yabancı ülkede verilmiş mahkeme niteliğinde bir kararın bulunmasıdır.

Örneğin Fransa’da bazı durumlarda noterlik yoluyla boşanma yapılabilse de, noter kararları tanıma–tenfize konu edilemez.
Türkiye’de geçerli olabilmesi için mutlaka mahkeme tarafından verilmiş bir boşanma ilamı bulunmalıdır.

2. Boşanma Kararı Kesinleşmiş Olmalıdır

Yabancı mahkemede verilen kararın kesinleşmiş olması şarttır.
Kesinleşme; karara karşı başvurulabilecek üst mahkeme yolu kalmadığı anlamına gelir.

Kesinleşme şerhi veya apostilli belge olmadan tanımatenfiz davası açılamaz.

3. Kamu Düzenine Aykırılık Bulunmamalıdır

Türk mahkemeleri bazı kararları kamu düzeni gerekçesiyle doğrudan tanımayabilir.

Örneğin:

  • Velayet düzenlemeleri
  • Çocuğun üstün yararına aykırı hükümler
  • Türk hukukunun temel ilkelerine açıkça aykırı kararlar

Bu tür hükümler, taraflardan birinin itirazıyla birlikte Türk hâkimi tarafından yeniden değerlendirilir.
Taraflar itiraz etmezse mahkeme genellikle yabancı kararın ilgili kısımlarını aynen onar.

4. Tarafların Adresleri Açık ve Doğru Bildirilmelidir

Tanıma tenfiz davasının sağlıklı yürüyebilmesi için davacı ve davalının adreslerinin doğru bildirilmesi zorunludur.

Aksi halde:

  • Tebligat yapılamaz
  • Dosya uzun süre askıda kalabilir
  • Tebligat yapılamadığı için dava reddedilebilir

Özellikle uygulamada:
Davalının Türkiye’de MERNİS adresinin olmaması,
Yanlış veya eski bir adresin bildirilmesi

sıklıkla dosyanın sürüncemede kalmasına sebep olmaktadır.

Bu nedenle adres tespiti, uluslararası tebligat ve usul işlemlerinin avukat tarafından yürütülmesi önem taşır.

5. Tebligatın Usulüne Uygun Yapılması

Tebligat, tanıma tenfiz davalarında dava şartıdır. Davalının Türk veya yabancı uyruklu olmasına göre tebligat yöntemleri farklılaşır. Yanlış yöntemle yapılan tebligat davanın uzamasına ya da reddine yol açabilir.

Dava Açmadan Türkiye’de Yabancı Boşanma Kararını Tanıtmak

Yurt dışında verilen boşanma kararlarının Türkiye’de geçerli olabilmesi için bu kararın nüfus kayıtlarına işlenmesi gerekir. Geçmişte bu işlem yalnızca tanıma–tenfiz davası açılarak yapılabiliyordu. Ancak 2021 yılında yürürlüğe giren düzenleme ile birlikte bazı durumlarda mahkeme açmadan, doğrudan konsolosluklar üzerinden boşanma kararını Türkiye’de geçerli hâle getirmek mümkün hale geldi.

Bu yöntem, yalnızca belirli şartlar altında uygulanabilmektedir.

Konsoloslukta Dava Açmadan Boşanmayı Tescil Ettirebilmek İçin Şartlar

Aşağıdaki şartlar sağlanıyorsa yabancı boşanma kararını konsoloslukta onaylatarak Türkiye’de geçerli hâle getirebilirsiniz:

✔ Her iki eşin de statülerinden en az biri aşağıdakilerden biri olmalıdır:

  • Türk vatandaşı,
  • Mavi kart sahibi,
  • Çifte vatandaş (T.C. + yabancı uyruk)

Bu hallerde tanıma tenfiz davasına gerek kalmadan işlem yapılabilir.

✔ Her iki eşin konsolosluğa bizzat gitmesi gerekir

Eşlerin birlikte veya 90 gün içinde ayrı ayrı konsolosluğa giderek boşanma kararını imzalaması zorunludur. Eşlerden biri imza vermezse mahkeme yoluna gidilmesi zorunlu hale gelir.

Konsolosluk Yoluyla Boşanma Kararını Türkiye’de Tanıtma Adımları

1. Konsolosluktan “Nüfus İşlemleri” için randevu alın

Konsolosluk işlemleri yalnızca randevu ile yapılır.

2. Yabancı boşanma kararını yanınızda bulundurun

Belgenin aslı veya onaylı sureti ile işlem yapılır.

3. Boşanma kararına apostil şerhi ekletin

Apostil, kararı veren ülkenin yetkili makamından alınır.
Her ülkenin apostil makamı farklı olduğundan hangi kurumun yetkili olduğunu bizzat mahkemeden veya ilgili yerel otoriteden öğrenmelisiniz.

4. Apostilli kararı yeminli tercümana çevirtin ve notere onaylatın

Türkiye’de kullanılacak her yabancı belge gibi, boşanma kararının da yeminli tercüme ve noter tasdiki gereklidir.

5. Konsolosluğa eşinizle birlikte giderek imza verin

Evraklar doğru hazırlanmışsa, iki tarafın imzasından sonra boşanma kararı Türkiye’de de geçerli sayılır.

6. Türkiye’de dava açmaya gerek kalmaz

İşlemler tamamlandığında nüfus kayıtları güncellenir ve boşanma Türkiye’de resmî nitelik kazanır.

ÖNEMLİ UYARI :

Konsoloslukta yapılan işlem yalnızca boşanmanın tescili içindir.

Yani:

  • Mal paylaşımı,
  • Nafaka,
  • Tazminat,
  • Velayet,
  • Kişisel ilişki,
  • Maddi hak talepleri

gibi boşanmanın mali veya velayete ilişkin hükümleri konsoloslukta geçerli olmaz. Bu kararların Türkiye’de icra edilebilmesi için tenfiz davası açılması zorunludur.

Eşiniz Konsolosluğa Gitmiyorsa Ne Olur?

Bazı durumlarda eski eş:

  • Konsolosluğa gitmeyi reddedebilir,
  • İmza vermek istemeyebilir,
  • Eski eşe karşı kırgınlık/çatışma olabilir,
  • Hukuki menfaat kaybı yaşamak istemeyebilir.

Bu hallerde konsolosluk işlemi yapılamaz. Çözüm: Tanıma tenfiz davası açılır ve boşanma kararı Türk mahkemelerinde geçerlilik kazanır.

Bu süreçte:

Dava sonuçlandığında boşanma kararı nüfus kütüğüne işlenir ve kararın tüm hukuki sonuçları Türkiye’de uygulanabilir hale gelir.

Apostil hangi ülkeler arasında geçerlidir?

Apostil yalnızca Lahey antlaşmasına taraf veya üye olan devletler arasında geçerli olmaktadır. Bu ülkeler; Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Andora, Antigua ve Barbuda, Arjantin Arnavutluk Avusturya Avustralya Azerbaycan Bahama Adaları, Barbados, Belçika, Belize, Beyaz Rusya (Belarus), Bosna-Hersek, Botswana, Brunei, Bulgaristan, Cook Island Adaları, Çek Cumhuriyeti, Çin Halk Cum, Danimarka, Dominik Cum, Ekvator, El Salvador, Ermenistan, Estonya, Fiji, Finlandiya,  Fransa, Grenada, GüneyAfrika, Gürcistan, Hırvatistan, Hindistan, Hollanda, Honduras, İngiltere, İrlanda, İspanya, İsrail, İsviçre, İsveç, İzlanda, İtalya,  Japonya, Kıbrıs Rum Kesimi, Karadağ, Kazakistan, Kolombia, Kore Cumhuriyeti, Lesotho, Letonya, Liberya, Lehistan, Litvanya, Lüksemburg, Macaristan, Makedonya, Malawi, Malta, Marshal, Granada, SamoaSan, Marino, Santa Sırbistan, Slovakya, Suriname, Slovenya, Swaziland, Tonga, Trinidad ve Tobago, Türkiye, Ukrayna, Venezuella, Yeni Zelanda, Yunanistan.

Tanıma Tenfiz Davası Dilekçe Örneği

NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİNE

DAVACI : [Müvekkil Adı Soyadı] (T.C. Kimlik No: …) [Adres]

VEKİLİ : Av. ARZU YILMAZ ACAR

DAVALI : [Davalı Adı Soyadı] (Yabancı Kimlik/Pasaport No: …) [Adres]

KONU : Almanya … Mahkemesi’nin … tarihli ve … sayılı kesinleşmiş boşanma ilamının TANINMASI; söz konusu ilamda yer alan velayet ve nafakaya ilişkin hükümlerin TENFİZİ talebidir.

AÇIKLAMALAR :

1. YABANCI MAHKEME KARARI VE KESİNLEŞME: Müvekkil ile davalı, Almanya … Mahkemesi’nin … Esas, … Karar sayılı ve … tarihli kararı ile boşanmışlardır. Söz konusu karar, … tarihinde kesinleşmiştir. Mahkeme ilamında tarafların boşanmalarına karar verilmiş, ayrıca müşterek çocuk/çocuklar …’nın velayeti müvekkil anneye verilmiş ve müvekkil lehine nafakaya hükmedilmiştir.

Yabancı mahkeme ilamının aslı, kesinleşme şerhi ve Apostil şerhi ile bunların noter onaylı Türkçe tercümeleri dilekçemiz ekinde (Ek-1) sunulmuştur. İşbu belgeler, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un (MÖHUK) aradığı şekil şartlarını eksiksiz taşımaktadır. Sürecin uzamaması için Tanıma Tenfiz Davası dosyanızı bugün profesyonellere teslim edin!

2. TANIMA VE TENFİZ ŞARTLARININ OLUŞUMU: Dava konusu yabancı mahkeme kararı, MÖHUK’un 50. ve devamı maddelerinde düzenlenen tanıma ve tenfiz şartlarını haizdir.

  • Yetki ve Usul: Yabancı mahkeme, davalıya savunma hakkını usulüne uygun olarak tanımış ve yargılama hukuka uygun şekilde sonuçlanmıştır.
  • Mütekabiliyet (Karşılıklılık): Kararın verildiği Almanya ile Türkiye Cumhuriyeti arasında tanıma ve tenfizi mümkün kılan hem hukuki düzenlemeler hem de fiili uygulama mevcuttur. Yargıtay içtihatları da Almanya menşeli kararların tanınması ve tenfizi konusunda mütekabiliyetin varlığını teyit etmektedir. Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2023/10095 E., 2024/2354 K. sayılı ve 03.04.2024 tarihli kararında; Almanya mahkemelerinden verilen kararlar bakımından “uygulanan hükümlerin Türk hukukuna ve kamu düzenine aykırı olmadığı” ve “ilamın verildiği devlet ile Türkiye Cumhuriyet arasında tanımayı mümkün kılan fiili uygulamanın bulunduğu” açıkça kabul edilmiştir.
  • Kamu Düzeni: Dava konusu boşanma, velayet ve nafaka hükümleri Türk kamu düzenine aykırı değildir.

3. BOŞANMA HÜKMÜNÜN TANINMASI: Yabancı mahkeme ilamının boşanmaya ilişkin kısmı, Türk hukukunun emredici kurallarına ve kamu düzenine herhangi bir aykırılık teşkil etmemektedir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihatları uyarınca, yabancı mahkeme kararının kesinleştiği andan itibaren hüküm ve sonuç doğuracağı sabittir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2023/2107 E., 2023/4373 K. sayılı ilamında da vurgulandığı üzere; “yabancı mahkeme kararının kesinleştiği tarihten itibaren hüküm ifade ettiği ve taraflar o tarihten itibaren boşanmış” sayılmaktadırlar. Bu nedenle boşanma hükmünün tanınması gerekmektedir.

4. VELAYETİN ANNEYE VERİLMESİNE İLİŞKİN HÜKMÜN TENFİZİ: Alman mahkemesi, müşterek çocuğun/çocukların üstün yararını gözeterek velayeti müvekkil anneye vermiştir. Bu hüküm Türk Medeni Kanunu’na ve kamu düzenine uygundur. Yargıtay kararlarında, yabancı mahkemelerce verilen velayet hükümlerinin tenfizinin mümkün olduğu istikrarlı bir şekilde belirtilmektedir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2023/2717 E., 2023/4605 K. sayılı kararında, benzer bir Almanya Aile Mahkemesi kararını incelemiş ve velayetin davacıda bırakılmasına ilişkin hükmün tanıma ve tenfizine karar verilmesini hukuka uygun bulmuştur.

Yine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2014/7356 E., 2014/13375 K. sayılı kararında belirtildiği üzere; “Yabancı mahkeme ilamının kısmen tenfizine karar verilmesi imkan dahilindedir (MÖHUK md.56)”. Dolayısıyla, ilamın boşanma kısmı tanınırken, velayet ve nafakaya ilişkin icrai nitelik taşıyan kısımlarının tenfizine karar verilmesi yasal bir zorunluluktur.

5. NAFAKA HÜKMÜNÜN TENFİZİ: Alman mahkemesince hükmedilen nafaka, müvekkilin ve müşterek çocuğun geçimi için elzemdir. Davalının ekonomik durumu veya ödeme gücü, tenfiz davasının konusu değildir. Önemli olan yabancı ilamın kesinleşmiş olması ve tenfiz şartlarını taşımasıdır.

Bu husus Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2023/404 E., 2023/2146 K. sayılı kararında net bir şekilde ortaya konulmuştur. İlgili kararda; “Davalı erkeğin ödeme gücü bulunup bulunmamasının, boşanma, velâyet, nafaka ilamının tanınması ve tenfizi davasının kanuni şartları bakımından etkisi ve önemi olmadığı” hükme bağlanmıştır. Aynı kararda, “ortak çocukların velâyet hakkına ve iştirak nafakasına dair” hükümlerin tenfizinin mümkün olduğu, hatta nafakanın yabancı para birimi (Dolar/Euro) cinsinden hükmedilmiş olmasının dahi tenfize engel olmadığı belirtilmiştir.

Ayrıca Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2022/9991 E., 2023/981 K. sayılı kararında; nafaka yükümlülüğüne ilişkin yabancı ilamın, Türk kamu düzenine açıkça aykırılık teşkil etmediği ve tenfiz şartlarının oluştuğu teyit edilmiştir.

6. SONUÇ OLARAK: Müvekkil ile davalının boşanmasına, velayetin müvekkile verilmesine ve nafakaya hükmedilmesine dair Almanya mahkemesi kararı; usulüne uygun olarak verilmiş, kesinleşmiş, Apostil şerhi alınmış ve Türk kamu düzenine uygun bir karardır. MÖHUK m. 50-59 hükümleri çerçevesinde, boşanma kararının tanınması ile velayet ve nafaka hükümlerinin tenfizi gerekmektedir.

HUKUKİ NEDENLER : 5718 sayılı MÖHUK, HMK, TMK ve ilgili yasal mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER :

  1. Almanya … Mahkemesi’nin … tarihli, … sayılı kesinleşmiş kararı (Aslı, Apostil şerhi ve onaylı tercümesi eklidir).
  2. Nüfus kayıtları.
  3. Yargıtay içtihatları.
  4. Bilirkişi incelemesi, tanık ve sair her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle;

  1. Almanya … Mahkemesi tarafından verilen … tarihli, … Esas ve … Karar sayılı ilamın, tarafların BOŞANMALARINA ilişkin hükmünün TANINMASINA,
  2. Aynı ilamda yer alan, müşterek çocuk/çocuklar …’nın velayetinin müvekkil anneye verilmesine ve müvekkil lehine nafakaya hükmedilmesine ilişkin hükümlerin TENFİZİNE,
  3. Kararın nüfus kayıtlarına tesciline,
  4. Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımla vekâleten arz ve talep ederim.

(Tarih)

Davacı Vekili Av.ARZU YILMAZ

(e-imzalıdır)

EKLER:

  1. Almanya Mahkemesi Kararı (Apostil şerhli aslı).
  2. Kararın Noter Onaylı Türkçe Tercümesi.
  3. Onaylı Vekâletname Örneği.

ÖZET ADIM LİSTESİ

  1. Boşandığınız devletten boşanma + velayet + nafaka kararını alın
  2. Kesinleşme şerhini alın
  3. Apostil yaptırın (Boşandığınız devlete)
  4. Belgeleri Türkçeye çevirtip noter tasdikli yaptırın (Türkiye’de)
  5. Avukata vekâlet verin
  6. Türkiye’de tanıma–tenfiz davası açılır
  7. Almanya’daki eşe tebligat yapılır
  8. Mahkeme boşanmayı tanır, nafaka–velayeti tenfiz eder
  9. Karar kesinleşir
  10. Nüfusa işlenir ve kararlar Türkiye’de uygulanır

Sıkça Sorulan Sorular

Yurt dışında boşandım. Türkiye’deki mallar eski eşimin üzerine görünüyor, ne yapmalıyım?

Yurt dışında verilen boşanma kararı Türkiye’de kendiliğinden geçerli olmadığı için, önce tanıma ve gerekiyorsa tenfiz işlemi yapılmalıdır. Eğer yabancı mahkeme mal paylaşımı, nafaka, velayet gibi icra edilebilir hükümler içermişse, bu kararların Türkiye’de uygulanabilmesi ancak tenfiz davası ile mümkündür.

Tanıma tenfiz davası avukatlık ücreti ne kadardır?

Avukatlık ücreti kanunen Asgari Ücret Tarifesi’nin altına düşemez, ancak her hukuk bürosu kendi çalışma ücretini belirleyebilir. İstanbul’da görülen davalar için İstanbul Barosu’nun 2026 Tavsiye Tarifesi’ne göre tanıma–tenfiz davalarının ücreti 55.000-95.000 TL’den başlamaktadır. Avukatlar bu ücreti kendi hizmet prensiplerine göre düzenleyebilir.

Türkiye’de evlendim, yurtdışında boşandım. Neden Türkiye’de hâlâ evli görünüyorum?

Yabancı ülke mahkemesinin verdiği boşanma kararı, Türkiye’de tanıma ve tenfiz edilmediği sürece geçerli sayılmaz. Bu nedenle nüfus kayıtlarında hâlâ evli görünürsünüz. Bu durum mirasçılık, çocukların soybağı, nafaka ve yeniden evlenme gibi birçok alanda ciddi sorun yaratır. Yurt dışında boşanan kişiler, Türkiye’de mutlaka bir avukat aracılığıyla tanıma tenfiz davası açmalıdır.

Tanıma tenfiz davaları ne kadar sürer?

Belgeler doğru ve eksiksiz hazırlanmışsa, karşı tarafın adresi belliyse ve tebligatta sorun yaşanmıyorsa davalar genellikle 3–10 ay arasında sonuçlanır.

Tanıma tenfiz nasıl yapılır?

İki yöntem vardır:
Eşlerin birlikte konsolosluğa başvurması (yalnızca boşanmanın tescili için)
Dava açılması yöntemi
Dava yöntemi için gerekli belgeler:
Apostilli yabancı mahkeme kararı
Kesinleşme şerhi
Yeminli tercüme + noter onayı
Özel vekaletname
Bu belgelerle avukatınız sizin adınıza dosyayı açabilir.

Tanıma tenfiz davalarında tanık dinlenir mi ?

Hayır. Tanıma–tenfiz davaları, zaten yabancı bir mahkeme tarafından verilmiş kesin hükmün tespitine yöneliktir.

Yurt dışında evlenen biri Türkiye’de boşanabilir mi?

Evet. Türk vatandaşı olan kişiler veya evlilikleri Türkiye’de kayıtlı kişiler, ister Türkiye’de ister başka bir ülkede evlenmiş olsun, Türkiye’de boşanma davası açabilir. Ancak yurt dışında boşandıysanız bu boşanmanın Türkiye’de geçerli olması için tanıma–tenfiz yapılması zorunludur.

2026’da tanıma tenfiz davası ücreti ne kadar?

2026 yılında tanıma–tenfiz davası için ORTALAMA avukatlık ücretleri:
Tanıma (yalnız boşanmanın tanınması): 45.000 – 50.000 TL
Tanıma + Tenfiz (nafaka, velayet, tazminat içeren kararlar): 45.000 – 60.000 TL
Eşin rızasıyla (anlaşmalı nitelikte): 45.000 TL
Eş rıza vermiyorsa (çekişmeli): 45.000 – 95.000 TL

Tenfiz davası açmadan tanıma mümkün mü?

Evet. Eğer taraflar birlikte başvuru yapıyorsa, tanıma işlemi  dava açılmadan da yapılabilir. Ancak nafaka, tazminat, velayet gibi feri nitelikteki kararlar için tenfiz davası açmak gerekir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir