İçeriğe geç

Yaralama Suçu Nedeniyle Tazminat Davası 2026

Yaralama Suçu nedeniyle tazminat davası nasıl açılır? Kimler yaralama suçu nedeniyle tazminat davası açabilir? Tüm yasal süreçleri yazımızda inceleyin. Yaralama suçu nedeniyle tazminat nasıl talep edilir? 2026 yılında güncel hukuk çerçevesinde maddi ve manevi zararların karşılanması için izlemeniz gereken yasal yolları öğrenin.

Yaralama Suçu Nedeniyle Tazminat Talebi

Yaralama suçu nedeniyle tazminat talebi 2025

Yaralama suçuyla ilgili olarak maddi ve manevi tazminat talepleri, mağdurun uğradığı zararları gidermeye yönelik önemli bir yasal hak oluşturur. Ancak tazminat davası açmadan önce, suçun niteliği ve suçlunun davranış biçimi ile ilgili birkaç temel noktaya değinmek önemlidir.

Türk Ceza Kanunu’na göre, yaralama suçu iki şekilde düzenlenmiştir: kasten yaralama ve taksirle yaralama. Kasten yaralama, failin bir kişiye zarar vermek amacıyla gerçekleştirdiği eylemdir, bu da genellikle daha ağır cezalarla sonuçlanır. Taksirle yaralama ise, failin dikkat ve özeni göstermemesi sonucu meydana gelen bir yaralanmadır ve daha hafif cezalar öngörülür.

Yaralama suçuna ilişkin tazminat talepleri, hem maddi hem de manevi zararları kapsar. Maddi tazminat, mağdurun tedavi masrafları, iş gücü kaybı, hastalık izni gibi doğrudan ekonomik zararlarını karşılamaya yöneliktir. Manevi tazminat ise, mağdurun yaşadığı acı, ıstırap ve psikolojik etkileri telafi etmeye yönelik bir hak olarak ortaya çıkar.

Tazminat davaları, zarar veren eylemin niteliği ve mağdurun maruz kaldığı etkiler göz önünde bulundurularak belirlenir. Yaralama suçu nedeniyle tazminat talebinde bulunmak isteyen mağdurlar, genellikle ceza davası sürecini takip ederken, tazminat davası açma hakkına da sahiptir. Bu tür davalar, mağdurun uğradığı zararları telafi etme amacı taşır. Her durumda avukatlardan detaylı destek almak, sürecin doğru bir şekilde yönetilmesine yardımcı olacaktır.

Yaralama suçu nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebi hakkında daha fazla bilgi ve hukuki destek için uzman yöneticilerimizle iletişime geçebilirsiniz.

Kasten Yaralama Suçu ve Tazminat

Kasten yaralama suçu, bir kişinin kasıtlı olarak başka birine vücuduna zarar vermesi durumudur. Aynı zamanda, kişinin sağlığını veya algılama yeteneğinin bozulmasına neden olmasıdır. Türk Ceza Kanunu’na göre, kasten yaralama suçunun cezası, suçun işlenme şekline ve mağdurun uğradığı zararın büyüklüğüne bağlı olarak değişir. Kasten yaralama suçunun cezası, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile sonuçlanabilir.

Eğer kasten yaralama, mağdurun vücudundaki zararın basit bir tıbbi müdahale ile giderilebileceği kadar hafifse, suçluya verilecek ceza dört aydan bir yıla kadar hapis olabilir. Alternatif olarak, adlî para cezası da uygulanabilir. Mağdurun şikâyeti üzerine işlem başlatılır. Daha detaylı bilgi için kasten yaralamaya ilişkin yazımızı okuyabilirsiniz.

Bu suç nedeniyle mağdur, yalnızca ceza davası açmakla kalmaz, aynı zamanda maddi ve manevi tazminat talep etme hakkına da sahiptir. Maddi tazminat, mağdurun tedavi masraflarını, iş gücü kaybını ve diğer ekonomik zararlarını karşılamayı amaçlar. Manevi tazminat ise mağdurun yaşadığı acı, ıstırap ve psikolojik zararları telafi etmeye yöneliktir.

Kasten yaralama suçu nedeniyle tazminat talebi, mağdurun zararlarının bir nebze olsun giderilmesine yardımcı olabilir. Ancak tazminat davası açılmadan önce, ceza davasının sonuçlanması gerekebilir. Mağdurlar, hem cezai yaptırımlar hem de tazminat talepleriyle haklarını arayabilirler. Bu süreçte hukuki destek almanız, haklarınızı etkin bir şekilde savunmanıza yardımcı olacaktır.

Maddi Tazminatın Değerlendirilmesi

Maddi tazminat, mağdurun uğradığı somut ve ölçülebilir zararların karşılanmasını amaçlar.

Bu kapsamda talep edilebilecek başlıca kalemler:

  • Tedavi ve hastane giderleri
  • İlaç ve rehabilitasyon masrafları
  • İş gücü kaybı
  • Geçici veya kalıcı iş göremezlik zararı
  • Ekonomik kayıplar

Mahkemeler maddi tazminatı değerlendirirken zararın belgelenmesini esas alır.
Fatura, rapor, maaş bordrosu, doktor raporu gibi deliller sunulmadığında talep reddedilebilir veya kısmen kabul edilir.

Uygulamada:
Somut zarar açıkça ispatlanmışsa maddi tazminat çoğunlukla kabul edilmekte, ispat zayıfsa kısmen kabul veya ret kararı verilmektedir.

Manevi Tazminatın Değerlendirilmesi

Manevi tazminat, mağdurun yaşadığı:

  • Fiziksel acı
  • Ruhsal çöküntü
  • Korku ve elem
  • Kişilik haklarındaki zedelenme

gibi soyut zararları telafi etmeye yöneliktir.

Türk Borçlar Kanunu m.58 uyarınca hakim, manevi tazminat miktarını belirlerken:

  • Fiilin ağırlığını
  • Kusur oranını
  • Mağdurun sosyal ve kişisel durumunu
  • Olayın etkilerini

dikkate alır.

Uygulamada:
Manevi tazminat taleplerinin çoğu kısmen kabul edilir.
Talep edilen yüksek meblağlar genellikle hakim takdiriyle aşağı çekilir.

Her İki Tazminatın Birlikte Değerlendirilmesi

Mahkemeler maddi ve manevi tazminat taleplerini ayrı ayrı inceler ancak:

  • Delil durumu
  • Kusur oranı
  • Olayın ağırlığı
  • Nedensellik bağı

bir bütün halinde değerlendirilir.

Bir davada:

  • Maddi tazminat kabul,
  • Manevi tazminat kısmen kabul

olabileceği gibi;
bazen maddi tazminat reddedilirken manevi tazminat kabul edilebilir.

Yargıtay denetiminde temel kriter: Delillerin doğru değerlendirilip değerlendirilmediği ve gerekçenin hukuka uygunluğudur.

Yaralama Suçu Nedeniyle Tazminat Talebi Nasıl Olur?

Yaralama suçuna maruz kalan kişiler, ister kasten ister taksirle yaralanmış olsun, zararlarını gidermek için tazminat davası açma hakkına sahiptir. Bu süreçte, zarara uğrayan kişi, yaralama eyleminin ceza davasına konu edilip edilmediğine göre farklı yollarla tazminat talebinde bulunabilir.

Ceza Davası Olmayan Durumda Yaralama Suçu Nedeniyle Tazminat Talebi:


Yaralama suçu nedeniyle tazminat sürecinde delillerin eksiksiz sunulması büyük önem taşır. Eğer yaralama eylemi ceza davasına konu edilmemişse, mağdur haksız fiil unsurlarını ispat ederek, hukuk mahkemelerinde tazminat davası açabilir. Mağdurun, yaralama eylemi sonucunda uğradığı zararları ispatlaması gerekebilir. Burada, yaralama eyleminin haksız fiil oluşturduğuna dair delillerin sunulması önemlidir.

Ceza Davası Sonucunda Tazminat Talebi:


Yaralama suçu, ceza yargılamasına konu olmuş ve sanık cezalandırılmışsa, mağdur artık ispatla yükümlü değildir.Ceza mahkemesindeki hüküm, sanığın suçlu olduğu ve yaralama eylemini gerçekleştirdiği konusunda kesinleşmiş olduğundan, tazminat davasında haksız fiil unsuru oluşmuş olur. Yani, ceza mahkemesindeki karar doğrultusunda mağdur, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabilir.

Haksız Fiil Unsuru ve Tazminat:


Ceza davasının sonucunda sanığın suçlu olduğu sabit olmuşsa, mağdur maddi ve manevi tazminat talep edebilir. Ceza yargılamasında elde edilen bulgular, tazminat davasının sürecini hızlandırabilir ve mağdurun haksız fiil nedeniyle tazminat alması daha kolay hale gelebilir. Bu noktada, hukuk mahkemesi ceza yargılaması sürecinde elde edilen delilleri ve mahkûmiyet kararını göz önünde bulundurarak davayı sonuçlandırabilir.

Ceza Davası Bekletici Mesele Olabilir:


Bazı durumlarda, tazminat davası açıldığında ceza davası bekletici mesele yapılabilir. Yani, hukuk hakimi, ceza mahkemesinin kararını bekleyerek tazminat davasını o sonuca göre şekillendirebilir. Eğer ceza mahkemesi sanığın suçlu olduğuna karar verdiyse, hukuk mahkemesi de davayı sonlandırarak yaralayan kişi aleyhine tazminat hükmedebilir.

Yaralama eylemi sonucu, mağdurun maddi zararları ortaya çıkabileceği gibi, psikolojik ve duygusal açıdan da manevi zararlar meydana gelebilir. Bu nedenle, tazminat davası, mağdurun yaşadığı tüm zararları gidermeyi amaçlar.

Sonuç olarak, yaralama suçunda tazminat talebi için ceza davası önemli bir aşamadır. Ancak ceza davası olmadan da hukuk mahkemesinde tazminat talep edilebilir. Profesyonel bir hukuki destek almak, sürecin doğru şekilde yönetilmesi ve mağdurun haklarının korunması açısından oldukça önemlidir.

Kasten Yaralama Suçu Nedeniyle Tazminat Ne Kadar ? 2026

Yaralama suçuna maruz kalan bir kişi, uğradığı maddi zararın karşılanması amacıyla yaralama suçu nedeniyle tazminat davası açabilir. Bu tür davalarda, mağdurun yaşadığı maddi kayıpların doğru bir şekilde belgelendirilmesi ve ispat edilmesi oldukça önemlidir. Mağdur, yaralama sonucu iş gücü kaybı, hastane masrafları veya diğer zararlara ilişkin tazminat talep edebilir. Bu nedenle yaralama suçu nedeniyle tazminat davası açılmadan önce doktor raporu alınması tavsiye edilir.

Örneğin, bir kişi, bir tartışma sonucu darp edilmiş ve hastaneye kaldırılmış olsun. Bu durumda mağdur, hastaneye kaldırıldığı için yapılan tedavi ve tıbbi müdahaleler için hastaneye ödeme yapmış olacaktır. Diyelim ki, hastanede geçirilen süre boyunca kişi 1.000 TL ödeme yapmış ve bu tedavi süreci nedeniyle iş gücü kaybı yaşamıştır. Eğer mağdur, serbest meslek erbabı ise, işlerini kendi başına takip edemediği için iki aylık bir süre boyunca iş yapamayarak 3.000 TL gelir kaybı yaşamış olsun. Bu durumda toplam zararın 7.000 TL olduğu söylenebilir: 1.000 TL hastane masrafı ve 6.000 TL iş gücü kaybı (2 ay * 3.000 TL).

Bu tür durumlarda, mağdurun yaşadığı zararı belgelerle ispat etmesi gerekir. Örneğin, hastane masraflarını gösteren faturalar, iş gücü kaybını kanıtlayan gelir kaybı belgeleri ve işyerinden alınan yazılar gibi belgeler, önemli delillerdir. Mağdur, tazminat davası açarken, tüm bu belgeleri sunarak zararını ispatlayabilir.

Davanın sonucunda, mağdurun yaşadığı maddi zarar, haksız fiil tazminat davası çerçevesinde yaralayan kişiden talep edilebilir. Ayrıca, mağdur zararının ortaya çıkmaya başladığı andan itibaren faiz de talep edebilir. Faiz, mağdurun zararı karşılanana kadar geçen sürede yaşadığı kaybı telafi etmeye yardımcı olur.

Sonuç olarak, yaralama suçu nedeniyle maddi tazminat davası açarken, mağdurun zararını belgelerle ispatlaması gerekmektedir. Bu süreçte profesyonel bir hukuki destek almak, davanın başarılı bir şekilde sonuçlanmasını sağlar. Mağdurun tüm maddi zararlarını tazminat olarak almasına olanak tanır. Bu izah edilen hususlar tamamen maddi tazminat içindir. 

Yaralama Suçu Nedeniyle Manevi Tazminat Talebi ve İspat Süreci

yaralama suçu nedeniyle tazminat davasında mahkemede oturan, derin üzüntü içindeki bir kadını tasvir etmektedir.

Yaralama suçuna uğrayan kişiler, sadece maddi zararlarının karşılanması amacıyla değil, aynı zamanda yaşadıkları manevi zarar için de tazminat davası açabilirler. Yaralama eylemi, kişinin hem fiziksel hem de ruhsal açıdan zarara uğramasına neden olabilir. Örneğin, mağdur, fiziksel acının yanı sıra acı, elem, keder ve ıstırap gibi psikolojik etkilerle karşılaşabilir. Hatta yaşama sevincini kaybedebilir ve toplum önünde güçsüz hissedebilir.

İstanbul Beyoğlu’nda bulunan ofisimizde, hukuki sorunlarınıza hızlı ve etkili çözümler sunuyoruz. Hemen bizimle iletişime geçin!

Manevi Tazminat Nedir?


Manevi tazminat, kişinin yaşadığı ruhsal zarar için talep edilebilecek bir tazminat türüdür. Bu tür zararlar gözle görülmeyebilir, ancak mağdur tarafından hissedilebilir. Yaralama eylemi sonucu kişide oluşan bu soyut zarar hukukumuzda manevi tazminat olarak adlandırılmaktadır. Manevi tazminat talebi, kişinin maddi zarar görmemiş olsa bile yaşadığı ruhsal travmanın giderilmesine yöneliktir.

Manevi Tazminat Davası Nasıl Açılır?


Manevi tazminat davası açan kişi, öncelikle yaralama eyleminin varlığını ispatlamak zorundadır. Eylemin yapıldığı, mağdurun bu durumdan etkilendiği ve ruhsal zararlar yaşadığı, davada sunulacak kanıtlarla gösterilmelidir. Eğer bu unsurlar ispatlanabilirse, mahkeme davalıdan manevi tazminat talep edilmesine karar verebilir.

Mahkeme, yaralama eyleminin mağdur üzerindeki manevi etkisini dikkate alarak, mağdurun acısını hafifletmeye yardımcı olacak bir miktarda tazminat ödenmesine hükmedebilir. Ancak burada önemli olan nokta, manevi zararların parayla ölçülemeyeceğidir. Manevi zararların giderilmesi için ödenen para, yalnızca kişinin içindeki acıyı bir nebze de olsa hafifletmeye yardımcı olabilir. Ancak bu zarar parasal olarak tam anlamıyla telafi edilemez.

Manevi Tazminatın Hukuki Dayanağı


Manevi tazminat davasının kazanılabilmesi için yaralama eyleminin haksız fiil olduğu ispatlanmalıdır. Ayrıca, bu eylemin mağdurda manevi zarar yarattığı da kanıtlanmalıdır. Kişi, yaralama eyleminin varlığını ispatladığında, mahkeme genellikle bu durumun manevi bir sonuç doğurduğunu kabul eder. Ve belirli bir tazminat miktarına karar verir. Bu tazminat, davalının manevi zararı telafi etmesi için ödemesi gereken meblağdır.

Manevi Tazminatın Değeri


Kimseyi yaşadığı manevi acı nedeniyle parayla tam anlamıyla rahatlatmak mümkün değildir. Ancak, zarar gören kişinin ruhsal yükünü bir nebze de olsa hafifletmek amacıyla belirlenen manevi tazminat miktarı, hukuken gereklidir. Yaralama suçu nedeniyle tazminat miktarı, olayın niteliğine ve mağdurun zararına göre değişir. İyi bir manevi tazminat kararı verilmesi için, mağduriyetin gerekçeli iddialarla sunulması ve tüm zararların ayrıntılı bir şekilde dile getirilmesi önemlidir. Bu nedenle, yaralama suçunda açılacak maddi ve manevi tazminat davaları profesyonel bir tazminat avukatı tarafından yürütülmelidir.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin E: 2020/2504 K: 2020/2986 T: 24/09/2020 manevi tazminata ilişkin kararına göre :

“…eylemin davalılar tarafından kasten işlenmiş olması, davacının yaralanmasının basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelik te olmaması, iki dişinin kırılması nedeniyle tedavi görmüş olması, olay tarihi ve yukarıdaki ilkeler göz önüne alındığında davacılar yararına hükme dilen manevi tazminat miktarı azdır.”

İlgili karara https://www.corpus.com.tr/#!/Yargitay adresinden ulaşılabilmektedir.Yaralama suçu nedeniyle tazminat konusunda Yargıtay kararları rehber niteliğindedir.

Darp edilen mağdurun estetik ameliyatı masrafları saldırgan tarafından karşılanır mı?

Evet. Darp veya trafik kazası gibi bir fiil sonucunda mağdurun yüzünde kalıcı iz oluşması ve bu nedenle estetik ameliyat ihtiyacının doğması halinde, söz konusu estetik operasyon giderlerinin de maddi zarar kapsamında değerlendirilmesi gerekir. Nitekim uygulamada bir olayda, davacı vekili mağdurun yüzünde sabit iz kaldığını ve bu durumun giderilmesi için 6.000 TL estetik ameliyat masrafı yapıldığını belirterek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş; yapılan yargılama sonucunda mahkeme, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün asli ve tam kusurlu olduğuna hükmetmiş ve SGK tarafından karşılanmayan geçmiş tedavi giderleri ile birlikte ileride yapılması muhtemel estetik tedavi masraflarını da kapsayan toplam 13.276,33 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar vermiştir. Bu karar, kusurlu tarafın mağdurun estetik ameliyat masraflarını da karşılamakla yükümlü olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

Yaralama Suçunda Tazminat Davası Görevli Mahkeme 2026

Yaralama suçu nedeniyle tazminat talep etmek isteyen kişiler davayı açacağı mahkemeye çok dikkat etmelidir. Yaralama suçuna maruz kalan kişilerin maddi ve manevi tazminat talepleri, Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılacak davalar kapsamına girer. Asliye Hukuk Mahkemesi, haksız fiil sonucu oluşan tazminat taleplerine bakmakla yetkilidir. Yaralama eylemi bir ceza suçu oluşturduğunda, ceza mahkemeleri bu suçu değerlendirir. Mağdurun uğradığı maddi ve manevi zararlar için hukuk mahkemeleri devreye girer.

Yaralama nedeniyle açılacak tazminat davalarında, Asliye Hukuk Mahkemesi, davacının uğradığı zararın miktarını belirler ve zararın giderilmesi için tazminata hükmeder. Bu mahkeme, davalıdan maddi tazminat ve manevi tazminat talep edilmesine karar verebilir.

Yaralama Tazminat Davası Süreci

  1. Dava Açılması: Mağdur, tazminat davası açmak için Asliye Hukuk Mahkemesi’ne başvurur. Davada, yaralama eyleminin hukuki gerekçeleri ve mağdurun uğradığı zararlar belirtilir.
  2. Kanıtlar: Davacının, yaralama eyleminin yapıldığına dair deliller sunması gerekmektedir. Fiziksel zararın yanı sıra ruhsal zararın da ispatlanması önemlidir.
  3. Mahkeme Kararı: Mahkeme, tüm delilleri inceleyerek, davalıdan tazminat ödenmesine karar verebilir. Maddi zararlar (tedavi masrafları, iş gücü kaybı) ve manevi zararlar (psikolojik travma) tazmin edilebilir.

Yaralama Suçu Nedeniyle Tazminat Davasında Zamanaşımı Süresi

Yaralama fiili, hukuken bir haksız fiil olarak kabul edilir ve bu tür fiillerin zamanaşımı süresi kanunda düzenlenmiştir. Haksız fiil nedeniyle açılacak tazminat davalarında, zamanaşımı süresi belirli kurallara tabidir. Bu süre, mağdurun zararı ve failin kimliğini öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl olarak belirlenmiştir. Ancak, her durumda fiilin gerçekleşmesinden itibaren 10 yıl içinde dava açılabilir. Yani, yaralama fiilinin üzerinden uzun bir süre geçse de 10 yıl içinde tazminat davası açılabilir.

Yaralama Suçunda Zamanaşımı Süresi


Yaralama suçunun ceza kanunu açısından düzenlenmiş zamanaşımı süresi daha uzundur. Yaralama suçunda ceza zamanaşımı süresi 8 yıl olarak belirlenmiştir. Bu nedenle, yaralama suçu suçu nedeniyle tazminat davaları da ceza davası ile paralel olarak 8 yıl içinde açılabilir. Yaralama suçu nedeniyle tazminat talebi için zamanaşımı süresi kritik bir öneme sahiptir ve kaçırılmamalıdır.

Zamanaşımı Süresi ve Tazminat Hakkı


Yaralama suçu nedeniyle tazminat davasında, ceza yargılaması yapılması durumunda, cezanın zamanaşımı süresi de geçerli olur. Yaralama suçu nedeniyle tazminat talebinde bulunmak isteyen mağdurlar, dava açma süresine dikkat etmelidir. Yaralama suçunun cezaya tabi bir fiil olması nedeniyle, ceza kanunlarının öngördüğü zamanaşımı süresi uygulanır. Bu durumda, mağdur 8 yıl içinde ceza davasını başlatabilir ve sonrasında tazminat davası açabilir. Ancak, ceza davası açılmadan da tazminat davası açılabilir; bu durumda, şikayetçi olma ve ceza yargılaması önemli bir etkendir.

Sonuç olarak, yaralama suçu nedeniyle tazminat davası açmak isteyen kişilerin, zamanaşımı süresi içerisinde dava açmaları büyük önem taşır. Yaralama suçunun ceza yargılaması da göz önünde bulundurularak, mağdurun 2 yıl veya 8 yıl içinde tazminat talebinde bulunması gerekmektedir. Tazminat davasının açılması sürecinde uzman bir avukattan destek almak, davanın seyrini olumlu yönde etkileyebilir.

Yaralama Suçu Nedeniyle Tazminat Davasında Yetkili Mahkeme

Yaralama suçu nedeniyle tazminat davalarında hem maddi hem manevi zararların karşılanması mümkündür. Ancak bu tür bir tazminat davası açılırken, yetkili mahkeme belirlenirken bazı kriterler vardır. Yaralama suçu, hukuken haksız fiil olarak kabul edilir. Haksız fiil nedeniyle açılacak tazminat davalarında, mahkemenin yetkili olduğu yerler şu şekildedir:

  1. Haksız Fiilin İşlendiği Yer:
    Yaralama suçunun işlendiği yer, davanın açılacağı yer olarak belirlenebilir. Bu durumda, mağdurun yaralandığı ve zarar gördüğü yer mahkemesi, davaya bakmaya yetkili olacaktır.
  2. Zararın Meydana Geldiği Yer:
    Yaralama suçundan kaynaklanan zararların meydana geldiği yer, tazminat davası için yetkili bir diğer mahkeme seçeneğidir. Örneğin, mağdurun yaralandıktan sonra tedavi sürecinin geçtiği yer veya zararın daha belirgin hale geldiği yer de dava açılabilecek yerlerden biridir.
  3. Zarar Görmenin İhtimalinin Bulunduğu Yer:
    Haksız fiilden doğan zararlar, gelecekte gerçekleşme ihtimali taşıyorsa, mağdurun zarar görme ihtimalinin bulunduğu yer de yetkili mahkeme olarak kabul edilebilir.
  4. Zarar Göreinin Yerleşim Yeri:
    Mağdurun ikametgahının bulunduğu yer mahkemesi de davayı açabileceğiniz yerlerden biridir. Mağdurun yerleşim yeri, çoğu durumda tazminat davası için yetkili mahkeme olacaktır.

Yaralama Suçunda Avukata Nasıl Vekalet Verilir?

Yaralama suçu nedeniyle tazminat talepleri, hukuki sürecin dikkatli ve profesyonel bir şekilde yönetilmesini gerektirir. Bu davaların başarılı olabilmesi için iddiaların ve savunmaların doğru bir şekilde mahkemeye sunulması son derece önemlidir. Bu nedenle, yaralama suçu nedeniyle tazminat davasında bir avukata vekalet verilmesi önerilir.

Yaralama Suçunda Avukata Vekalet Verme Süreci:

  1. Vekaletname Bilgilerini Öğrenmek:
    Yaralama suçu nedeniyle tazminat davası için avukata vekalet vermek amacıyla ilk adım avukattan vekaletname bilgilerini almaktır.
  2. Noterde Vekaletname Çıkartma:
    Vekaletname, noter aracılığıyla düzenlenir. Noter, vekaletnameyi resmi olarak onaylar ve avukatınıza yasal yetki verir. Vekaletnameyi hazırlarken, avukatın adı, soyadı, unvanı ve iletişim bilgileri gibi gerekli bilgiler doğru bir şekilde vekaletnameye eklenmelidir. Burada ne için vekaletname çıkaracağınızı bilmeniz gerekir.
  3. Vekaletnamenin Avukata Teslimi:
    Vekaletname düzenlendikten sonra, bu belge tazminat davası avukatına teslim edilmelidir. Avukat, vekaletnameyi mahkemeye sunarak, dava sürecini başlatabilir ve takip edebilir.
  4. Davanın Takibi:
    Vekaletname ile birlikte avukatınız, dava sürecini sizin adınıza yönetebilir. Mahkeme süreçlerini takip eder, gerekli yazışmaları yapar ve davanın her aşamasında sizi temsil eder.

Yaralama Nedeniyle Tazminat Dava Dilekçesi Örneği

NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE

DAVACI: [Adı Soyadı] (T.C. Kimlik No: …)
ADRES: [Adres]

VEKİLİ: Av. [Adı Soyadı]
ADRES: [Adres]

DAVALI: [Adı Soyadı/Unvanı]
ADRES: [Adres]

KONU: Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla; davalının haksız fiili neticesinde müvekkilin yaralanması nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların tazmini istemidir.

HARCA ESAS DEĞER: [Miktar] TL

AÇIKLAMALAR:

1. OLAYIN OLUŞUMU VE KUSUR DURUMU

Müvekkil [Davacı Adı], [Tarih] tarihinde davalının tam kusurlu ve hukuka aykırı eylemi neticesinde gerçekleşen olayda ciddi şekilde yaralanmıştır. Davalının eylemi, Türk Borçlar Kanunu kapsamında haksız fiil niteliğinde olup, müvekkilin bedensel bütünlüğünü ihlal etmiştir. Olayın meydana gelmesinde davalı taraf asli ve tam kusurludur.

Yargılamaya konu haksız fiil sorumluluğu bakımından, Türk Borçlar Kanunu’nun 49/1 maddesi uyarınca “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” hükmü amirdir. Emsal Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/865 E. sayılı dosyasında verilen kararda da belirtildiği üzere, kusur tespiti davalının sorumluluğunun temelini oluşturmaktadır. Anılan kararda bilirkişi raporuna atıfla “plakalı kamyonet sürücüsü davalı …’un bu trafik kazasının oluşumunda % 100 oranında 1. Derecede asli ve tam kusurlu olduğu” tespiti yapılarak tam kusur durumunda tazminat yükümlülüğünün doğduğu vurgulanmıştır.

2. MADDİ TAZMİNAT TALEPLERİMİZ (GEÇİCİ VE SÜREKLİ İŞ GÖREMEZLİK, TEDAVİ GİDERLERİ)

Müvekkil, maruz kaldığı yaralanma neticesinde uzun süreli bir tedavi süreci geçirmiş, iş gücü kaybına uğramış ve ekonomik geleceği sarsılmıştır. Türk Borçlar Kanunu’nun 54. maddesi gereğince tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalması ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararların tazmini gerekmektedir.

a) Maluliyet ve İş Göremezlik Zararı: Müvekkilin yaralanması sonucunda oluşan maluliyet oranı ve iyileşme süresi, alınacak Adli Tıp Kurumu raporu ile netleşecektir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 2024/8102 E., 2025/6643 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere; “SGK İzmir Kurumu Sağlık Kurulu raporunda davacının sürekli iş göremezlik derecesinin E Cetveline göre %21 olarak belirlendiği” ve Adli Tıp Kurumu raporlarının bu tespiti doğruladığı örneklerde görüldüğü gibi, müvekkilin tıbbi durumu teknik raporlarla ortaya konulacaktır.

B…….. iş gücü kaybının tazmin edilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır. Benzer şekilde Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/766 E. sayılı kararında “Zarara sebebiyet veren sürücü, işleten ve ZMSS şirketi 6098 sayılı TBK. 61. maddesi gereğince maddi zarardan müteselsilen sorumlu” olduğu belirtilmiştir. Müvekkilin de “nihai ve gerçek geçici iş göremezlik maddi zararının” ve sürekli iş göremezlik zararının bilirkişi marifetiyle hesaplanarak davalıdan tahsilini talep ediyoruz.

b) Tedavi Giderleri ve Belgelenemeyen Masraflar: …….müvekkilin tedavi sürecinde yapmak zorunda kaldığı belgesiz giderlerin de tazminat hesabına dahil edilmesini talep ediyoruz.

3. MANEVİ TAZMİNAT TALEPLERİMİZ

Müvekkil, yaşanan olay nedeniyle büyük bir elem, ızdırap ve yaşama sevincinde azalma yaşamıştır. Bedensel bütünlüğünün ihlali, psikolojik olarak da derin yaralar açmıştır.

Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi uyarınca; “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.”

Yargıtay ve mahkeme içtihatları, manevi tazminatın “sembolik” bir rakam olmaması gerektiğini, zarar görenin manevi huzurunu gerçekleştirecek bir tatmin aracı olması gerektiğini istikrarla vurgulamaktadır.

  • Tazminat Miktarının Yetersizliği Bozma Sebebidir: ……
  • Artırım Gerekliliği: …… gerekçesiyle tazminat miktarını artırması onanmıştır.

Müvekkilin yaşadığı acının telafisi mümkün olmamakla birlikte, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 2015/7312 E. sayılı kararında belirtildiği üzere “Daha üst derecede manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, düşük miktarda manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş” ilkesi gereğince, müvekkilin acısını bir nebze olsun dindirecek, hakkaniyete uygun ve caydırıcı bir manevi tazminata hükmedilmesini talep ediyoruz.

4. FAİZ BAŞLANGIÇ TARİHİ

Tazminat taleplerimize, haksız fiil tarihi olan olay tarihinden itibaren faiz işletilmelidir. Islah ile artırılan kısımlar için de faiz başlangıcı olay tarihi olmalıdır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 2016/4529 E., 2018/1062 K. sayılı kararında bu husus netleştirilmiştir: “Davacı tarafça ıslah ile artırılan miktar için olay tarihinden itibaren faize hükmedilmesi talep edilmiş olmasına rağmen mahkemece ıslaha konu miktar için ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmayıp, bu husus bozmayı gerektirmiştir.” Bu sebeple tüm tazminat kalemleri için olay tarihinden itibaren faiz talep etmekteyiz.

HUKUKİ SEBEPLER: TBK m. 49, 50, 51, 54, 56, 61, HMK ve ilgili yasal mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER:

  1. Soruşturma/Kovuşturma dosyaları,
  2. Hastane kayıtları, tedavi evrakları, reçeteler,
  3. Adli Tıp Kurumu ve bilirkişi raporları (Kusur ve Maluliyet tespiti için),
  4. Tanık beyanları,
  5. Yargıtay içtihatları ve her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle;

  1. Davamızın KABULÜNE,
  2. Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, müvekkilin uğradığı iş göremezlik (geçici ve sürekli), tedavi giderleri ve diğer maddi zararların bilirkişi marifetiyle hesaplanarak, olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,
  3. Müvekkilin uğradığı elem ve ızdırap nedeniyle [Miktar] TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,
  4. Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımla vekilen arz ve talep ederim.

Davacı Vekili Av.ARZU YILMAZ

Sonuç :


Yaralama suçu nedeniyle tazminat nasıl alınır sorusu, mağdurlar tarafından sıkça araştırılmaktadır. Ancak bu süreçte davanın kaybedilmemesi ve hızlıca sonuçlandırılması için avukat ile çalışılması gerekmektedir. Yaralama suçu nedeniyle tazminat taleplerinizi en etkili şekilde dile getirebilmek için, bir avukata vekalet vererek sürecin profesyonel bir şekilde yönetilmesini sağlamalısınız. Vekaletnameyi noter aracılığıyla hazırlayarak, avukatınıza teslim ettiğinizde, tazminat davasının her aşamasında yasal haklarınızı koruyabilirsiniz.

Yaralama suçu nedeniyle tazminat talebinde bulunmadan önce, suçun cezai boyutlarını ve olası yaptırımlarını öğrenmek için kasten yaralama suçu ve cezası başlıklı yazımıza göz atabilirsiniz.

Hukuki destek için İstanbul Beyoğlu’ndaki ofisimize bekliyoruz. Siz de haklarınızı korumak için şimdi adım atın!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir